Mevlânâ Külliyesi

Mevlânâ Külliyesi
  • Yer : Konya- Karatay
  • Müze olduğu yıl : 2 Mart 1927
  • İçinde yer alan yapılar : Semâhâne, mescid, matbah-ı şerif, meydân-ı şerif, derviş hücreleri, avlu ve hazîredeki binalar

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin türbesi etrafında oluşan bir tarikat külliyesi olan Mevlana Külliyesi geniş bir bahçe duvarı içerisinde yer alır. Bu bahçedeki yapıların çekirdeğini Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin türbesi oluşturur. Kuruluşundan Cumhuriyet’e kadar geçen sürede buranın geliştirilmesi, bakımı, onarımı, dergâhtaki tarikat hizmetlerinin yürütülmesi için yapılan vakıflar bizzat sultanlar tarafından desteklendi. Mevlânâ Türbesi, türbenin bulunduğu mahallin sultanın bahçesi iken Mevlânâ’nın babası Sultânülulemâ Bahâeddin Veled’e bağışlandı ve kendisi 1231’de vefat edince buraya gömüldü. Mevlânâ da 1273’te babasının yanına defnedildi, üstüne 1274 yılında Muînüddin Süleyman Pervâne ve eşi Gürcü Hatun ile Alemüddin Kayser tarafından mimar Bedreddîn-i Tebrîzî’ye bir türbe yaptırıldı, böylece külliyenin temelleri atıldı. Dâhil-i Uşşâk, Post Kubbesi ve Kıbâbü’l-aktâb. Karamanoğlu Beyliği döneminde türbenin doğusuna bir, batısına iki kubbeli bölüm ilâve edildi, kuzeyine de kubbeli birimler yerleştirildi, böylece günümüzdeki şekli ortaya çıktı.

Mescit ve minare semâhâne ile birlikte XVI. yüzyılda Kanûnî Sultan Süleyman devrinde yapıldı. Dergâhın avlusunda ve güneyinde Osmanlı mimarisinin nadir örneklerini teşkil eden önemli türbeler vardır. Bu türbeler arasında Hürrem Paşa, Mehmed Bey, Hasan Paşa ve Fatma Hatun türbeleri bulunur. Meydân-ı Şerif adı verilen oda bugün müze müdürlüğü odası, geçmişte dergâhın kütüphanesi olarak kullanıldı. Matbah-ı Şerif külliyenin güneydoğu köşesinde 1867-68 yılında yapıldı. Kuzeyde giriş kapısının solunda kazancıdede odası, sağında aşçıdede odası ile kahve ocağı yer aldı. Çelebi Dairesi 1918-19 yılında Kubbe-i Hadrâ’nın payandasına bitişik olarak yapıldı. 1925 yılında tekke ve zâviyelerin kapatılmasından sonra mevcut yapıları müze haline getirilen Mevlânâ Dergâhı tarih boyunca “Türbeönü” olarak Konya’nın en gözde mekânı oldu, Kubbe-i Hadrâ ise şehrin sembolü haline geldi. İslâm âleminin bu çok önemli merkezinin bütün unsurlarının dikkatle korunmayıp bilhassa 1950’li yıllarda gereksiz imar çalışmaları yapmak amacıyla bazı parçaların yıktırılarak ortadan kaldırılması külliyenin bütünlüğüne zarar verdi. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Karpuz, Haşim, Mevlana Külliyesi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 29, 2004

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun