Menteşe Beyliği

  • Tanım : 13. yüzyıl sonlarında Güneybatı Anadolu’da kurulan Türkmen beyliği

Beyliğin kurucusu, Anadolu Selçuklu hükümdarlarınca atalarına Batı Anadolu uç bölgesinde ikta verilen Menteşe Bey’dir. Kuruluşu ve ilk beylerin hüküm sürdükleri dönemlerin kronolojisi kaynak yetersizliği sebebiyle tespit edilememektedir. Menteşeoğulları’nın hakim olduğu bölge Muğla, Peçin, Milas ve Balat’tan Ege sahillerine kadar uzanmaktadır. Menteşe Bey’den sonra beyliğin başına oğlu Mesud Bey geçti ve diğer oğlu Kirman belki kendisine tabi olarak, belki de muhalefet etmek suretiyle Finike’de hüküm sürdü. Mesud Bey 1300’de Rodos adasının önemli bir kısmını ele geçirdi. Aynı yıllarda Girit ile Menteşe Beyliği arasında ticari münasebetler başladı. Onun ölümünden sonra oğlu Şücaüddin Orhan, ondan sonra oğlu İbrahim ve ondan sonra oğlu Musa beyliğin başına geçti. Musa Bey Peçin, Balat ve Milas, Mehmed Bey Muğla ve Çine, Ahmed Gazi Bey güneyde Makri ve Marmaris bölgesinde hüküm sürmeye başladı. 1375 yılında Menteşe Beyliği bazı Ege adalarından haraç alacak ölçüde kuvvetlenmişti. Bunlardan biri Naksos adası idi. Menteşeoğulları limanları Batılı tüccarlara açıldı. 1413 yılından itibaren Çelebi Mehmed’in hakimiyetini sağlamlaştırması üzerine İlyas Bey Osmanlılar’ın bir vasalı olarak kaldı. İlyas Bey 1415 yılında Leys ve Ahmed adlarındaki iki oğlunu Osmanlı sarayına gönderdi. Onun ölümünden sonra oğulları Edirne’den kaçıp Menteşe iline giderek beyliğin başına geçtiler. II. Murad 1424 yılında Menteşe topraklarını ele geçirdiği zaman bu iki kardeş yakalanarak hapsedildi, böylece beylik sona erdi.

Menteşe Beyliği de diğer Anadolu beyliklerinde olduğu gibi ulu beg denilen yaşça büyük bir emir tarafından idare edildi. Antlaşmaları yapan, sikke kestiren ve hutbede adı zikredilen ulu begdir. Menteşeoğulları’nın başşehri Milas idi. Milas’ın yakınındaki Peçin muhtemelen yazlık ikametgâh durumundaydı, Balat ise Avrupalı tüccarlar için önemli bir şehir ve limandı. Menteşeoğulları ülkelerini birçok mimari eserle süslemişler ayrıca edebi şahsiyetleri himaye ederek kendi adlarına bazı eserleri Türkçe’ye çevirtmişlerdir. Nitekim Gıyaseddin Mahmud adına Farsça’dan Bazname ismiyle bir kitap tercüme edilmiştir. Mimari eserler ise başta Peçin, Milas ve Balat olmak üzere Muğla, Fethiye, Ula, Eski Çine, Yatağan ve Turgut’ta bulunmaktadır. Bu hanedandan günümüze sağlam durumda ulaşan en eski yapı, Şücaeddin Orhan Bey’in inşa ettirdiği Milas’taki Hacı İlyas Camii’dir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Merçil, Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2004, cilt: 29, sayfa: 152 – 153

Karakaya, Enis, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2004, cilt: 29, sayfa: 153 – 156

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun