Mehter

  • Tanım : Osmanlılar’da resmî-askerî mûsiki takımı ve buna ait mehterhâne teşkilâtında görevli kişi.

Mehter teşkilâtının geçmişi Türk ve İslâm tarihinin en eski devirlerine kadar giderse de bunu ifade eden mehter ve mehterhâne terimlerine ancak XVI. yüzyıl Osmanlı belgelerinde rastlanır. Savaşlarda müzikle kendi askerlerini cesaretlendirirken düşmanı korkutma veya ürkütme anlayışının bütün eski kavimlerde mevcuttu. Osmanlı mehterhâne teşkilâtının kuruluşu hakkında kesin bilgi bulunmamasının yanı sıra Anadolu Selçuklu sultanının Osman Gazi’ye hâkimiyet sembolü olarak tabl ve alem göndermesiyle başlatıldığı rivayet edilir. Bu teşkilâtta ilk ciddi gelişme Fâtih Sultan Mehmed döneminde gerçekleşti. Fetihten sonra Demirkapı’daki nevbethâneyi Fâtih kurdurdı, ayrıca bir fermanla Eyüp, Kasımpaşa, Galata, Tophane, Beşiktaş, Rumelihisarı, Yeniköy, Rumeliyenihisarı, Kavakyenihisarı, Beykoz, Anadoluhisarı, Üsküdar ve Yedikule’de seher vaktiyle öğle ve yatsı namazlarından sonra günde üç nevbet çalınmasını emretti. XVII ve XVIII. yüzyıllarda bu kuruma özellikle mûsikişinas padişahlar tarafından ilgi gösterildi, bunlardan III. Selim, ayrıntılarıyla dahi bizzat meşgul olarak Galata Kulesi ve Demirkapı nevbethânelerine ilk defa kös koydurdu. Mehterlerin barındığı binalara mehterhâne, mehterânhâne, mehter kışlası; devamlı nevbet vurdukları yerlere de nevbethâne denilmekteydi.

Resmî mehterlerden başka İstanbul’da “esnaf mehteri” denilen, halkı eğlendirmeyi iş edinmiş müzisyenler de vardı. Bunlar mehterbaşı vasıtasıyla tabl ü alem mehterleri teşkilâtına bağlıydılar. Eğlence yerlerindeki faaliyetlerinden ayrı olarak İstanbul’da resmî nevbethânelerin dışında kalan nevbet yerlerinde günde üç fasıl nevbet vururlar, gerektiğinde savaşa da katılırlardı. Mehterlerin kıyafetleri göz alıcı renklerdeydi. Mehter mûsikisi tamamıyla orijinal ve millî bir mûsikiydi. Mehter havaları, canlı ve hareketli nağmeleriyle askerlerin mâneviyatı üzerinde son derece etkili oldu ve Osmanlı ordusunun kazandığı zaferlerde büyük rol oynadı. 1826’da Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılmasıyla birlikte tabl ü alem mehterleri de lağvedildi ve yerine Avrupa bandosu örnek alınarak ihdas edilen Muzıka-i Hümâyun getirildi. Cumhuriyet döneminin ilk mehter takımı, 1952 yılında altı kat olarak kuruldu. Bu takımın yerine 1968’de zamanın Askerî Müze müdürü Sabahattin Doras’ın teklifiyle dokuz katlı bir mehter takımı oluşturuldu. Bu takım halen Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı’na bağlı Mehteran Bölüğü adı altında faaliyet göstermektedir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özcan, Nuri, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 28, 2003

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun