Mehmet Reşat Türbesi

Mehmet Reşat Türbesi

İstanbul’un Eyüp semtinde 20.yy.’da inşa edilen türbedir. Yapı Mimar Kemaleddin tarafından yapılmış olup banisi Sultan Mehmet Reşat’tır. Önemi, İstanbul’da inşa edilmiş son hanedan türbesidir. Ayrıca sur dışında yer alan da tek sultan türbesidir. Eyüp’ün silüetine uygun bir şekilde tasarlanan türbe, Cumhuriyet’e intikal eden yapıların üzerinde bulunan Osmanlı hanedanını temsil eden kitabe ve tuğra benzeri unsurların kaldırılmasına yönelik kanun ile Ömer Vasfi Efendi’nin elinden çıkmış olan türbenin kitabesi kazınarak tahrip edildi.

Mimari Özellikleri

Osmanlı neoklasik üslubnun en önemli temsilcilerinden olan yapı sekizgen plan şemasına sahip olup tabanda bozuk altıgene dönüşmektedir. Yapının üstü kubbe ile örtülü olup küfeki taşından yapılmıştır. Türbe podyum üzerine inşa edilmiş olup ikili pencere grupları cephelere yerleştirildi. Pencere alınlıklarında rumiler, mukarnaslı saçaklar düzgün taş işçiliği görülmektedir. Giriş cephesi dışa taşkın olarak tasarlanmış olup tıpkı bir taçkapı gibi tasarlanmıştır. Bu kapının üzerinde Hattat Ömer Vasfi Efendi’nin besmelesi yer almaktadır. Bunun dışında türbenin içinde süsleme unsuru olarak çiniler görülmektedir. Klasik Osmanlı tarzını yansıtan bu çinilerin üzerinde besmele ve Fecr suresi, çeşitli ayet kuşakları yer almaktadır. Kubbe içinde altın yaldızlı zemin üzerine kırmızı, beyaz ve mavi renklerden oluşturulan kalem işleri türbenin etkisini arttırmaktadır. Üst pencerelerin, vazodan çıkan lale motiflerini yansıtan vitray süslemeleri de oldukça başarılıdır. Sultan Mehmet Reşat’ın sandukası pirinç şebeke ile çevrilmiştir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Orman, İsmail, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 28, 2003

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun