Mehmet Memduh Paşa

  • Görev : Dahiliye Nazırı
  • Dönem : II. Abdülhamid
  • Doğum : İstanbul
  • Ölüm : 9 Nisan 1925 - İstanbul
  • Ebeveynler : Mazlum Mustafa Fehmi Paşa

Asıl adı Mehmed olup, memuriyete başladığında kalemde Memduh, şiirlerinde Faik mahlaslarını kullandı. İlk öğrenimini Beyazıt ve Valide rüşdiyelerinde tamamladıktan sonra Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi’nde edindiği tecrübe ve bilgi yanında özel gayretiyle kendini yetiştirdi. Bu arada tercüme yapacak kadar Fransızca öğrendi. 1853-1861 yılları arasında Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi’nde maaşsız stajyer memur olarak çalışan Mehmed Memduh rütbe-i saliseye kadar yükseldi. Ardından Mabeyin Kitabeti’ne tayin edildi. Bürokrasi diline hakimiyetinden dolayı Encümen-i Mahuûs-ı Vükela kararlarını yazma işi de kendisine verildi. 1875 yılında birinci sınıf bürokrat olarak sadaret mektupçuluğuna getirildi ve bu görevdeyken devrinin pek çok siyasi ve sosyal olayına yakından şahit oldu. Mehmed Memduh’un, bürokraside istikrarlı bir şekilde yükselmesine rağmen dışarıda gelişen muhalefetten de uzak kalmadığı, Yeni Osmanlılar’ın ilk toplantılarına bile katıldığı bilinmektedir.

II. Abdülhamid ile veliahtlığından itibaren yakınlık kurmuş olmasına rağmen maliyede yapılan bazı düzenlemeler sırasında görevlerine son verilen memurlar arasına girmekten kurtulamadı. Ayrıca II. Abdülhamid döneminde bürokrasiyi yeniden şekillendirmek ve memur alımlarını bir standarda bağlamak için oluşturulan Me’murin-i Mülkiyye Komisyonu üyeliği yaptı. 1887’de Konya valisi olan Mehmed Memduh, görevi sırasında Konya ve civarındaki kıtlıkla mücadelede başarılı sonuçlar aldı. İki yıl sonra Sivas valisi, bir yıl sonra Ankara valisi oldu. 1895’te Dahiliye nazırı olarak kabineye giren Mehmed Memduh, Babiali’nin nüfuzunun azalıp kontrolün Yıldız Sarayı’nda olduğu yıllar boyunca sadaret değişikliklerine rağmen on üç yıl görevde kalabilmesi onun II. Abdülhamid’le uyum içinde bulunduğunu gösterir. 1908’de kabineden istifa etti ve Kanun-ı Esasi’nin ilanı ile birlikte baş gösteren hürriyet ortamından istifade etmek isteyen kesimlerin eski yönetimle ilgisi olanlar aleyhinde başlattıkları kampanya sonucu üç gün sonra tutuklandı. 106 kişilik listenin üçüncü sırasında yer alarak önce Büyükada’ya, oradan Sakız adasına sürüldü. İtalya’nın Trablusgarp’ı işgali üzerine sürgünlerin Sakız’dan ayrılmasına izin verilince İzmir’e yerleşti, hemen ardından çıkan afla İstanbul’a dönüp ölümüne kadar münzevi bir hayat yaşadı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kurşun, Zekeriya, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2003, cilt 28, sayfa: 495 – 497

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun