Mehmed Emin Rauf Paşa

  • Görev : Osmanlı Sadrazamı
  • Doğum : 1870 - İstanbul
  • Ölüm : 28 Mayıs 1860 - İstanbul

İstanbul’da yetişmiş ve kalem terbiyesi görmüş, devletin iç ve dış işlerini bilen bir kişi olarak Rauf Paşa II. Mahmud döneminde iki, Abdülmecid devrinde üç olmak üzere toplam beş defa sadrazamlık yaptı. Sadâret Mektûbî Kalemi’nde yetişti. Devrin nüfuzlu şahsiyeti Hâlet Efendi’nin tesiriyle azledilip müsâdereye uğramaksızın Sakız Adası’na sürüldü. Toplam on beş yıl sadrazamlıkta bulunmuş oldu. İlk sadâreti sırasında gayretli bir devlet adamı izlenimi verdi, bununla birlikte perde arkasından devlet işlerini yürütmekte olan Hâlet Efendi ile kısa zamanda anlaşmazlığa düştüğünden etkili bir icraatta bulunamadı. Hâlet Efendi onun azliyle yetinmeyip idamına çalışmışsa da II. Mahmud bunu engelledi ve Sakız’a sürgüne göndermekle yetindi. Rauf Paşa ilk sadâretindeki bu olayı, azledilen sadrazamların idam edilmek üzere götürüldükleri sarayın balıkhanesine yollandığı, ancak Sultan Mahmud’un “uzun boylu ve yakışıklı simasında güzel bir görüntü veren kallâvîsine işareten” idamına izin vermediği şeklinde hikâye ederek aktarırdı. Rauf Paşa diğer sadâretleri döneminde gevşeklik derecesinde, eylemsiz ve dönemin Hüsrev, Serasker Rızâ, Damad Mehmed Ali, Tophane Nâzırı Damad Fethi ve nihayet Mustafa Reşid paşalar gibi nüfuzlu şahsiyetlerinin dümen suyunda giden bir tavır ortaya koydu.

Yapılanlara asla karşı çıkmayan, daha sonraki sadâretlerinde olduğu gibi en önemli meşveretlerde bile siyasî her hangi bir görüş beyanında bulunmayan, resmen azli söz konusu olmadığı halde elinden mührün zorla alınması örneğinde olduğu gibi her muameleyi sessizce kabullenen Rauf Paşa, sorumluluktan kaçınırdı. Görüşlerinden ötürü birilerinin düşmanlığını çekebileceğinden endişelenirdi. Abdülmecid dönemindeki reform ve karşıtları arasında iktidar mücadelesi, bu anlamda oluşan hizipler, kendilerine karşı duracak siyasî bir şahsiyete ve haysiyete sahip birinin sadârete geçmesini uygun görmediğinden, herhangi bir hizbin yanında yer almaktan kaçınan, tarafsız, istenileni yerine getiren, devlet işlerine hariçten yön vermeye çalışanlara ses çıkarmayan bir devlet adamı olarak Rauf Paşa onlar için ideal bir sadrazam tipi oluşturmaktaydı. Belki de bu özelliğinden ötürü bir denge unsuru olarak düşünüldü ve Tanzimat döneminde üç defa sadârete getirilmesinde bu nitelikleri önemli rol oynadı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Beydilli, Kemal, Mehmed Emin Rauf Paşa, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2003, c.28, sf. 465-467

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun