Medine Vesikası

  • Önem : Medine’deki farklı dinî, siyasî ve etnik grupların katılımıyla hazırlanan, Hz. Peygamber’in devlet başkanlığında birlikte yaşamayı öngören siyasî-hukukî belge.

Medine’de yaşayan Müslümanlar, Yahudiler ve müşrik Araplar arasında hicretten kısa bir süre sonra Hz. Peygamber’in önderliğinde hazırlanan Medîne vesikası, Türkçe literatürde “Medine vesikası, Medine sözleşmesi, Medine anayasası” şeklinde adlandırılır. Klasik kaynaklardan vesikanın hicretten sonra ve Bedir Gazvesi’nden önce düzenlendiği anlaşılır. Bazı araştırmacılar ise metnin Müslümanlarla ilgili kısmının hicretten hemen sonra, Yahudilerle ilgili kısmın Bedir Gazvesi’nin ardından yazıldığı görüşündedir. Medine şehir devletini oluşturan toplulukları, bunların birbiriyle ve yabancılarla ilişkilerini, idarî ve adlî yapılarını, fertlerin din ve vicdan hürriyetini belirli esaslara bağlayan metin, şekil bakımından bugünkü anayasalardan farklı olmakla birlikte muhtevası itibariyle anayasadır. Muhammed Hamîdullah, bu vesikanın tarihte tespit edilen ilk yazılı anayasa olduğunu belirtir. Medine vesikasının hangi şartlar altında hazırlandığının anlaşılabilmesi için şehirdeki dinî, siyasî ve sosyal durumun dikkate alınması gerekir. İslâm’dan önce Medine’de Evs ve Hazrec kabilelerine mensup Araplarla Benî Kaynukā‘, Benî Nadîr ve Benî Kurayza Yahudileri yaşıyordu. Siyasi üstünlük Evs ve Hazrec’de, ekonomik üstünlük Yahudi kabilelerindeydi.

Hicretten önce gerçekleşen Akabe biatları sonucu İslâmiyet Medine’de yayılmaya başladı. Hicretten sonra Mescid-i Nebevî’nin inşası ve ardından yerli Müslümanlarla muhacirler arasında kardeşlik bağı kurulması ile birlik sağlandı. Ancak Mekkelilerin muhacirlerin iadesini istemeleri, aksi takdirde Medine’ye saldıracaklarını bildirmeleri şehir için muhtemel bir güvenlik problemiydi. Bu durumda sadece Müslümanları değil bütün Medinelileri kapsayan bir antlaşmaya ihtiyaç duyuldu. Vesikada Hz. Peygamber’in taraflar arasındaki anlaşmazlıklarda son yargı mercii ve ordu kumandanı olarak kabul edilmesi onun devlet başkanı olduğunu gösterir. Vesikasının hükümleri, tek taraflı olarak ilk defa Benî Kaynukā Yahudilerince bozuldu. Kuşatma sonunda teslim olduklarında önce idam cezası verildi, daha sonra affedilip alacaklarını tahsil etmelerine ve şehirden gitmelerine izin verildi. Anlaşmayı bozan ikinci yahudi kabilesi Benî Nadîr’di. Muhasara altına alınıp teslim oldukları zaman Medine’den çıkarılarak Hayber’e sürgün edildiler. Son olarak Hendek Gazvesi’nde Mekkeli müşriklere destek verme teşebbüsünde bulunan Benî Kurayza da vesikayı ihlâl etti. Bunlar da Sa‘d b. Muâz’ın verdiği hüküm doğrultusunda cezalandırıldı.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özkan, Mustafa, Medine Vesikası, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2016, C. EK-2, sf. 212-215

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun