Meclis-i Mebusan

  • Tanım : İki meclisli Osmanlı Parlamentosu’nun seçimle gelen üyelerden oluşan kanadı.

Hey’et-i Meb‘ûsan olarak da adlandırılan Meclis-i Meb‘ûsan, Kānûn-ı Esâsî’nin öngördüğü Meclis-i Umûmî adlı Osmanlı Parlamentosu’nu oluşturan iki meclisten biri olup halkın seçtiği mebuslardan meydana gelmekteydi. Parlamentonun diğer kanadı padişahın tayin ettiği üyelerin oluşturduğu Meclis-i A‘yân’dı. Meclis öncelikle çalışma biçimini belirleyen geniş ve ayrıntılı bir iç tüzük hazırladı. Oturumlar, genel tartışmaların yapıldığı dinleyiciye açık, dinleyicilerin olmadığı özel ve mebuslarla kâtipler dışında kimsenin alınmadığı gizli toplantılar şeklinde üç tarzda yapılabilirdi. Üyeler, müzakerelerde ileri sürdükleri fikirlerden veya kullandıkları oylardan dolayı suçlanamaz ve meclis kararı olmadıkça tutuklanamazdı. Meclisin esas görevi kanun yapmak ve yıllık bütçe kanununu inceleyip kabul etmekti. Yeni kanun teklif etme veya eskileri değiştirme hakkı hükümete ait olup mebusların bu hakkı kullanabilmeleri padişahın iznine bağlıydı. Anayasaya göre hükümet meclise karşı değil padişaha karşı sorumluydu. Hükümetle meclis arasında bir anlaşmazlık çıkar ve iki taraf da görüşlerinde ısrar ederse padişah yeniden seçim yapılmak üzere meclisi feshedebilir veya hükümeti değiştirebilirdi.

Meclisin birinci faaliyet devresi sona erdikten sonra ikinci dönem sade bir törenle açıldı. Bu meclis birinciye oranla hükümete karşı daha sert bir üslûp kullandı. Meclisle hükümet ve saray arasında oluşan gerilim, II. Abdülhamid’in meclisi süresiz olarak tatil etmesiyle son buldu. Yaklaşık otuz yıllık bir aradan sonra Meşrutiyet ilân edildi ve Meclis-i Umûmî’nin açılacağı kamuoyuna duyuruldu.  Tahta çıkan padişahın Meclis-i Umûmî’de şeriata ve anayasa hükümlerine uyacağına, vatana ve millete sadık kalacağına dair yemin etmesi esası getirildi. Meclis bu değişikliklerle hükümete karşı biraz daha güçlü bir konuma getirildi.  II. Meşrutiyet döneminin son seçimleri sancılı bir ortamda yapıldı. Kuvâ-yi Milliyyeciler’le iyi ilişkiler içinde olan Ali Rızâ Paşa hükümeti seçime gitme kararı aldı. İstanbul İtilâf kuvvetleri tarafından işgal edildi ve İngilizler bir süre sonra Meclis-i Meb‘ûsan’ı basarak Rauf Bey ve bazı Müdâfaa-i Hukukçu mebusları tutuklayıp Limni’ye ve Malta’ya sürdü. Ardından 23 Nisan’da Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Akyıldız, Ali, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 28, 2003

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun