Manastırlı İsmail Hakkı

  • Meslek : Son devir Osmanlı alimi
  • Doğum : 1842 - Manastır
  • Ölüm : 5 Aralık 1912 - İstanbul
  • Başlıca Eserleri : Hâce-i Lisân-ı Osmânî, Tercümetü’r-Risâleti’l-Hamîdiyye, Ahkâm-ı Şehr-i Sıyâm, Tefsîr-i Sûre-i Yâsîn, Mevâiz, Usûl-i Fıkıh, Hak ve Hakîkat, Mebâdî-i Fârisî

Son devir Osmanlı âlimi olan Manastırlı İsmail Hakkı’nın dedesi Abdülvehhâb Zâimî, Vak‘a-i Hayriyye esnasında kaçarak Manastır’a gitti ve oraya yerleşti, ailesi Sancakdarzâde diye tanındı. İsmâil Hakkı, ilköğrenimini Manastır’da gördükten sonra İstanbul’a gidip tahsiline devam etti. Mustafa Şevket Efendi’den Arapça okudu. Huzur dersleri hocalarından Tikveşli Yûsuf Ziyâeddin Efendi’den İslâmî ilimleri tahsil edip icâzet aldı; ardından Ayasofya Camii kürsü şeyhliği dahil çeşitli pâyeler elde etti. Fâtih Camii kürsü müderrisliği yaptı. Dolmabahçe Vâlide Sultan, Süleymaniye, Sultan Ahmed ve Ayasofya camilerinde vaaz verdi. Ayasofya Camii’ndeki vaazlarında büyük bir dinleyici kitlesi topladı. Öte yandan Eyüp Askerî Rüşdiyesi’nde Arapça, Mekteb-i Hukuk’ta fıkıh, Mühendishâne-i Berrî-i Hümâyun ile Askerî Tıbbiye’de akaid muallimliği, Mekteb-i Mülkiyye’de tefsir, hadis ve kelâm müderrisliği görevlerinde bulundu. 1899’da İstanbul Dârülfünûnu’nda usûl-ı fıkıh ve tefsir müderrisliği yaptı. Yirmi dört yıl süren müderrislik görevinde gösterdiği başarıdan dolayı dördüncü rütbeden Osmanlı nişanı ile taltif edildi.

Arapça, Farsça ve Bulgarca bilen İsmâil Hakkı zengin bir kültüre sahip olup belli bir ilmî seviyeye ulaştı. 16 Aralık 1908’de Meclis-i A‘yân üyeliğine seçildi ve bu görevi yürütürken Sultan Reşad’la birlikte Rumeli seyahatine çıktı. Anadoluhisarı’ndaki evinde vefat etti.  Cenazesi Fâtih Camii hazîresine defnedildi. Ölümü üzerine Sebîlürreşâd, Tercümân-ı Hakîkat, Tasvîr-i Efkâr, Teşrih, İkdam gibi dergi ve gazetelerde hakkında yazılar yazıldı. Oğlu Âsım Arar, Mustafa Kemal Atatürk’ün özel doktorluğunu yaptı, torunu İsmail Hakkı Arar da Devlet, Adalet ve Millî Eğitim bakanlıkları görevlerinde bulundu. Batılılaşma sürecinin hızlandığı bir dönemde yaşayan İsmâil Hakkı, İslâm diniyle ilgili olarak Batılı yazarlarca ileri sürülen itirazları cevaplandırmaya çalıştı, bu arada nikâh, talâk, tesettür konularını, ayrıca kısas ve had cezaları gibi amelî hükümleri savundu. Kelâm konularını genellikle klasik çerçevede ele aldı ve Mâtürîdiyye’ye bağlı olduğunu açıkladı. Eserleri İsmail Hakkı İzmirli ve Ömer Nasuhi Bilmen gibi âlimlere kısmen örnek teşkil etti. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Yavuz, Salih Sabri, Manastırlı İsmail Hakkı, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2003, c.27, sf. 563-564

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun