Lokman b. Hüseyin

  • Meslek : Osmanlı tarihçi ve şehnâmecisi
  • Ölüm : 1601’den sonra
  • Başlıca Eserleri : Zafernâme, Selîm Hânnâme, Şehinşâhnâme, Hünernâme, Zübdetü’t-tevârîh, Kıyâfetü’l-insâniyye fî şemâili’l-Osmâniyye, Oğuznâme

Osmanlı tarihçisi Lokman b. Hüseyin Harîr kadısı sıfatıyla, Şehrizor beylerbeyiliği merkezi olmak üzere inşa edilen Gülanber Kalesi’nin temel atma töreninde hazır bulundu ve Beylerbeyi Muzaffer Paşa’nın isteğiyle ilk harcı kendisi attı. Daha sonra İstanbul’a gelerek nişancı Feridun Ahmed Bey’e ve dolayısıyla Sokullu Mehmed Paşa’ya intisap etti, ardından şehnâmecilik görevine getirildi. Sigetvar seferi ve sonrasını nazma çekmek üzere şehnâmeci tayin edildi, ardından II. Selim’in faaliyetlerini yazmak için onun maiyetinde görevlendirildi. Şehnâmecilik görevine 30.000 akçe zeâmet tahsis edilerek getirilen Lokman, III. Murad’ın tahta çıkmak üzere İstanbul’a gelişi sırasında Sokullu Mehmed Paşa’nın yanında serkâtip sıfatıyla padişahı karşılayanlar içinde yer aldı. Yaptığı hizmetler karşılığında çeşitli vesilelerle geliri arttırıldı. II. Selim devrini yazdığında gelirine 1000 akçe, Şehinşâhnâme-i Hümâyûn adlı eserinin ilk cildini takdim edip ikincisine başladığında ise 10.000 akçe zam yapıldı. Tomar-ı Hümâyûn’un bir cildini hazırlayıp minyatürlerle süslediğinde ise 10.000 akçe daha verilip Dîvân-ı Hümâyun kâtipliğine getirildi. III. Mehmed’in cülûsundan sonra şehnâmecilik görevinden alındı ve şehnâmeciliğe Tâlikîzâde getirildi.

Yirmi beş yılı aşan şehnâmeciliği sırasında minyatür ve süsleme sanatçıları ile hattatlardan oluşan bir ekip kuran ve onlarla birlikte Türk sanatının önemli eserlerine imza atan Lokman, tarihçi ve şair olarak Hoca Sâdeddin Efendi ve diğer bazı önde gelen âlimlerin takdirini kazandı. Bununla beraber çağdaşı olan Âlî Mustafa Efendi, onun şehnâmecilik gibi bir görevin üstesinden gelebilecek donanımda olmadığını, şiir yönünün çok zayıf bulunduğunu, hatta şair çevrelerinde hiç rağbet görmediğini, nesir olarak kaleme aldığı eserlerinin ifadelerinin “lisân-ı ham” ile dolu bulunduğunu, Hoca Sâdeddin Efendi’nin onu takdir etmesine ise anlam veremediğini belirtir. Buna rağmen Lokman’ın devrin hadiselerini son derece sade bir üslûpla çok defa belgeleri de kullanıp yoruma gitmeksizin aktardığı ve vekāyi‘nâme tarzına uygun olarak kaleme aldığı anlaşılmaktadır. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kütükoğlu, Bekir, Lokman b. Hüseyin, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2003, c.27, sf.208-209

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun