Kütahya Ulu Camii

Kütahya’da Vacidiye Medresesi ile II. Yakub Çelebi İmaret Mescidi arasında yer alan camiinin inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Ancak araştırmalar neticesinde yapının başlama zamanının Yıldırım Bayezid devrinde olduğu daha sonradan oğlu Musa Çelebi tarafından 1410 yılında tamamlandığı düşünülmektedir. İnşa kitabesi olmadığı için spekülasyonlara açık olan camiinin 6 tane kitabesi vardır, ancak bunlar onarım kitabeleridir.

Tarihçe

İlk inşa edildiği zaman  minaresinin olmadığı sonradan eklendiği, minare kaidesindeki onarım kitabesinden anlaşılmaktadır. Evliya Çelebi Seyehatname’sinde bu eserede yer vermiş ve Mimar Sinan tarafından bu eserin onarıldığını yazmıştır. 1805-1808 ve 1812 yıllarında onarım geçiren yapı bugün ki halini II.Abdülhamid döneminde kazanmıştır. 1888 yılında başlayan onarım 5 yıl sürerek 1893 yılında tamamlanmış ve cami temellere kadar yıkılarak kesme taştan yeniden örülmüştür. Aizanoi Antik kentinden getirilen sütunlar ve mermer plakalar yapıda kullanıldığı gibi camii kubbeli şekilde yeniden tasarlanmıştır.

Mimari Özellikleri

Camii Kütahya’nın en geniş iç hacmine sahip olup dikdörtgen bir plan şeması çizmektedir. Harim bölümü merkezi iki büyük kubbe ile örtülmüş, altı yarım kubbeler ve köşelerde dört küçük kubbe ile sağlamlaştırılmıştır. Son cemaat yeri kuzey de yer almakla birlikte camiinin avlusu yoktur. Bu bölümün batı tarafı 19.yy.’da kapatılarak Vahid Paşa Kütüphanesi şeklinde düzenlenmiştir. Doğu, batı ve kuzeyde olmak üzere 3 girişi vardır; kuzeydoğuda ise bir minaresi bulunur.

Sivri kemerli cümle kapısı üzerinde 2 tane onarım kitabesi bulunurken, kubbelerde ve küleciklerin külahlarında kurşun kaplamalar dükkat çekmektedir.

Camiinin içine baktığımızda, 3 sıra sahınla harim bölümünün düzenlendiği, sütun başlıklarının sade olduğu ancak kemerlerde çift renk taş kullanıldığı, içinde bir şadırvan üzerinde ise müezzin mahfili, mermer mihrabın biraz sola kaydırıldığı, minberin ise ahşaptan kündekari tekniğinde inşa edildiği görülmektedir.

Camiinin süslemeleri arasında yoğunluk kazanan kalem işleri dikkat çekmekle birlikte devrin zevkini yansıtmaktadır. Kütahya’nın önemli çini üretim merkezlerinden birini teşkil etmesine rağmen ulucamide mihrabın sağındaki dört karodan oluşan Kâbe tasvirli çini kompozisyonu dışında çini kullanılmaması önemli bir ayrıntıdır.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kuş, Fatma, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 42, 2012

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun