Kurtuba Camii

Kurtuba Camii, İspanya’da Müslüman Endülüs Emevi Devleti zamanında yapılan eserdir.

Tarihçe

Camii’nin yapımına 785 yılında başlandı. Sultan’da camii’nin yapımında bizzat çalıştı. Yapı malzemesi, doğunun birçok yerlerinden getirtildi. Tahta kısımlar için Lübnan’ın en mükemmel ağaçları, mermer kısımları için doğunun birçok yerlerinden renkli mermerler, Irak’tan ve Suriye’den kıymetli taşlar, inci, zümrüt, fil-dişi bu araziye yığıldı. I. Abdurrahman’ın ömrü, câmiin bittiğini görmeye yetmedi. Sultan 7878 yılında hayatını kaybetti. Ondan sonra hükümdar olan oğlu Hişam ve torunu Elhakem caminin tamamlanmasına gayret ettiler. Cami 10 yılda tamamlandı. Fakat, bundan sonra, her sene bir parça ilave edilerek en son şeklini 990 yılında yani ancak 205 sene sonra aldı..

Mimari Özellikleri

Cami 120x120 m boyutunda, kare planlıdır. Binanın esas gövdesinden çıkan kısımları arasında, açık bir avlu bulunmaktadır. Caminin içinde her biri 10 m yüksekliğinde 1419 sütun vardır. Bu sütunlar dünyanın en mükemmel mermerlerinden yapılmıştır. Sütun tepelerindeki kemerler, birkaç renkli mermerden parça parça meydana getirildi. Caminin 20 kapısı vardır. Kapıların önünde özel portakallıklar kurulmuş, her taraf yeşilliğe büründü. Caminin etrafında bahçeler, havuzlar, fiskiyeler, çeşmeler vardır. Etrafında pek çok şadırvan yapıldı. Zemini en kıymetli mermer ve süslü tahtalar ile işlendi. Duvar ve tavanlarda oymalar, işlemeler ve güzel yazılar bulunmaktadır. Geceleyin binlerce gümüş kandiller ile aydınlatma sağlanmaktadır. Minarelerin tepesinde nar şeklinde başlıklar bulunmaktadır. Bu başlıklar mücevherler, inciler, zümrütlerle süslenmiş, taş araları altın parçaları ile örtüldü.

Verilen Zararlar

Hristiyan İspanyollar camii’ye saldırıya geçmişler ve bu muhteşem esere büyük zarar verdiler. Hatta öyle ileri gitmişler ve camiinin içine kilise inşa ettiler. Kurtuba’daki caminin adı bugün “La Mezquita Kilisesi”dir. Bu kelime “Mescid” isminden gelmektedir. Yani, hala bu bina mescit ismini taşımakta, onu ziyaret edenler, bir kilise değil, İslam medeniyetinin büyük ve haşmetli bir eseri olarak görmektedir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Yeni Rehber Ansiklopedisi: Türkiye Gazetesi

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun