Kösem Sultan

Kösem Sultan
  • Doğum : 1589-90 tahmini
  • Ölüm : 2 Eylül 1651 - İstanbul
  • Kimliği : Sultan I. Ahmed'in eşi, Sultan IV. Murad ve Sultan İbrahim'in annesi

Kösem Sultan, Osmanlı devlet yönetiminde etkin bir rol oynamış Haseki Sultan ve Valide Sultan'dır. Osmanlı padişahı I. Ahmed'in eşi, padişah IV. Murad ve I. İbrahim'in annesidir. Osmanlı tarihinin en güçlü kadın sultanlarından birisi olarak kabul edilir. Hayatı romanlara, tiyatro oyunlarına, opera eserlerine konu oldu. Valide-i Muazzama, Sahibet-ül Makam, Valide-i Kebire sıfatlarıyla da anılan Kösem Sultan, oğulları IV. Murad ve İbrahim ile torunu IV. Mehmed döneminde uzun yıllar devlet yönetiminde etkili olmuş bir Hanım Sultan'dır.

Kösem Sultan'ın Soyu ve Saray'a Gelişi

Hayatının ilk yılları hakkında yeterli bilgi edinemediğimiz Kösem Sultan’ın Ortodoks bir papazın kızı olduğu ve büyük ihtimalle Bosna taraflarından getirildiği tahmin ediliyor. Asıl adının Mahpeyker olduğu sultan, halk arasında Kösem adı ile nam salmıştır.

1589 yılında doğduğu tahmin edilen Kösem, saraya geldiğinde güzelliği ile Sultan I. Ahmet’in dikkatini çekerek onun hasekisi oldu ve oğullarını doğurmaya başlaması ile de sarayda giderek ön plana geldi.  Eşi I. Ahmet ölümcül humma hastalığına yakalanınca oğullarını saltanata hazırlayarak çeşitli faaliyetlere girişti. Saltanat sisteminde büyük değişikliğe yol açmayı göze alarak I. Ahmet’in kardeşi, Mustafa’yı tahta çıkardı ve bu dönem zarfında 6 yıl kadar Eski Saray’da kaldı.

Oğlu IV. Murat 1623 yılında tahta çıkınca istediği gücü elde etti ve Eski Saray’dan Topkapı Saray’ına büyük bir törenle valide sultan olarak geldi. Oğlu Murat 12 yaşında olduğu için Kösem Sultan devlet idaresinde söz hakkı kazanmış oldu.

Kösem Sultan'ın Sultan IV. Murad Dönemi Yönetime Etkisi

Kösem Sultan, I. Mustafa’nın iki saltanatı ile II. Osman’ın padişahlığı döneminde Eski Saray’da altı yıl kadar bulundu. Oğlu IV. Murad’ın 1623 yılında tahta çıkışı ona arzuladığı gücü sağladı, Eski Saray’dan Topkapı Sarayı’na özel bir törenle gelip vâlide sultan oldu. Murad’ın henüz on iki yaşında bulunması devletin idaresinde onu söz sahibi yaptı ve bu yıllarda birçok problemin hallinde devlet erkânıyla birlikte çalıştı. Sultan Murad da annesinin yanında devlet işlerini öğreniyor, idareyi devralmayı planlıyordu. Kösem Sultan ise yetkilerini oğluna bırakmak niyetinde değildi. Fakat Sadrazam Hüsrev Paşa’nın azledilmesinin ardından taşrada ve İstanbul’da gelişen olaylar onun gücünün kırılması ve 1632 yılında bizzat idareyi IV. Murad’ın almasıyla sonuçlandı. Ancak yine de IV. Murad annesinin sözünü dinliyor ve ondan bütünüyle kopamıyordu. Nitekim Bursa seyahati sırasında IV. Murad’ın, hakkında bazı şikâyetler bulunan İznik kadısını idam ettirmesi neticesinde ulemâ arasında ortaya çıkan tepkiler üzerine Şeyhülislâm Ahîzâde Hüseyin Efendi, Kösem Sultan’a bir tezkire göndererek oğlunu uyarmasını rica etmiş, ayrıca padişahın tahttan indirilme söylentilerini de ona bildirmiş, Kösem Sultan bütün bu gelişmeleri hemen oğluna iletmişti. Bu ihbar üzerine padişah İstanbul’a gelip hadiseyi hiç soruşturmadan şeyhülislâmı idam ettirdi. Bu olay dolayısıyla oğlunun güvenini kazandığı anlaşılan Kösem Sultan, IV. Murad’ın Revan seferinden başarıyla dönüşünün ardından ayrı anneden kardeşleri olan Bayezid ve Süleyman’ı 1635 yılında, Bağdat seferine çıkmadan bir süre önce de öz kardeşi Kasım’ı öldürtmesine engel olamadı. Fakat diğer oğlu İbrâhim’i âciz ve zavallı gibi göstererek kurtardığı gibi onun saltanatın tek vârisi olarak tahta çıkmasını da sağladı.

Kösem Sultan'ın Sultan İbrahim Dönemi Yönetime Etkisi

Diğer oğlu Sultan İbrahim’in cülusu Kösem Sultan’ın yeniden eski gücüne kavuşmasını sağladı özellikle Sultan İbrahim’in zihni problemleri onun sorumluluğunu da arttırdı.  Fakat gün geçtikçe Sultan İbrahim’in ruhi sıkıntıları arttı ve annesini dinlemez oldu. Cariyelerinin ve gözdelerinin tesiriyle annesini saraydan uzaklaştırarak İskender Çelebi Bahçesi’nde onu ikamete mecbur bıraktı. Yalnız padişahın çılgınca isteklerinin gün geçtikçe artması onun tahttan indirilmesine neden oldu. Devletin ileri gelen isimleri, annesi Kösem Sultan’dan izin alarak Sultan İbrahim’i tahtan indirdi ve Kösem Sultan’da böylece saraya geri döndü. Torunu Mehmet’i taht için hazırladı ve cülus gerçekleşti. Oğlu İbrahim ise kapatıldığı oda da boğduruldu.

Torununun 7 yaşında olması, gelini Hatice Turhan Sultan’ın genç ve tecrübesiz olması nedeniyle iktidarın kendisinde kalmasını olağan karşılayan Kösem Sultan, halbuki geleneğe göre Eski Saray’a giderek köşesine çekilmeli yetkiler Turhan Sultan’da olmadı idi. Yalnız Kösem Sultan bunu yapmayarak devlet işlerine karışmaya devam etti ve arkasında büyük bir güç toplamaya çalıştı. Buna karşılık Hatice Turhan Sultan’da Kösem Sultan aleyhinde çalışmalar yürütmeye başladı.

Kendisi için tehdit olan Turhan Sultanı ve oğlunu öldürtmek isteyen Kösem Sultan, ağalar ile plan yaptı yalnız bu plan Turhan Sultan’a gidince durum Kösem Sultan’ın aleyhine döndü. Daha çabuk davranan Turhan Sultan, Süleyman Ağa’yı görevlendirdi ve Kösem Sultan’ı odasında öldürttü. 1651 yılında sultanın cenazesi Eski Saray’a götürüldü ve Sultan Ahmet Camii haziresinde eşi I. Ahmet’in yanına defnedildi.

Kösem Sultan'ın Hayır İşleri

Bir devre damgasını vuran Kösem Sultan’ın pek çok da geliri bulunmaktaydı. Bu kazancını cömertçe dağıtan sultan, hatta hapishanelere giderek borçluların borçlarını öder onları kurtarırdı. Onun sadat ulufesi adı ile tesis ettiği hayır işlerinden 200 fakir yararlanıyordu. Bunun yanında pek çok eser yaptıran valide sultanın Kıbrıs, Eğriboz, Midilli dahil bazı yerlerde vakıfları vardı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar
Mücteba İlgürel, Kösem Sultan, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 26, 2002
Halil İnalcık, Devlet-i Aliyye - Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar II, İş Bankası Yayınları: İstanbul 2014
DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun