Köprülü Mehmed Paşa

Köprülü Mehmed Paşa
  • Doğum Tarihi ve Yeri : 1575, Rudnik
  • Ölüm Tarihi ve Yeri : 1661, Edirne
  • Ebeveynler : Vezirköprü Eşrafından

Osmanlı sadrazamı olan Mehmed Paşa, sadareti padişaha ve valide sultana bazı şartlar ileri sürerek kabul etti. Bunun nedeni devleti içine düştüğü durumdan kurtarmaktı zira Köprülü’den önce 13 sadrazam değişmiş olmasına rağmen kalıcı bir sadrazam bulunamamıştı. İş bilir bir insan olarak sadrazamlar arasında durumunu sağlamlaştırarak, rakip olabilecek devlet adamlarını sindirdi ve rakiplerini ortadan kaldırmaktan hiç çekinmedi. Köprülü Mehmed Paşa, kendisinden sonra sadaret makamına geçecek olan oğulları, akrabaları ve damatlarıyla 16.yüzyılın ikinci yarısından itibaren devlet idaresinde ön safta yer almış Köprülüler ailesinin kurucusu oldu.

Hayatı 

Arnavutluk’un Berat sancağına bağlı Rudnik köyünde doğan Mehmed, devşirilerek İstanbul’a getirildikten sonra Enderun’da yetiştirildi. Ardından matbah-ı amirede görev aldı ve sonrasında sırasıyla büyük odalı, Hazine-i Amire de hademeleri arasında yer aldı. Amasya’ya bağlı Köprü kasabasına giderek evlendi; burada bulunması nedeniyle Köprülü olarak tanındı. İstanbul’a döndükten sonra çeşitli voyvodalıklar, ihtisab ağalığı, Tophane nazırlığı, sipah ve silahdar ağalığı yaptı.

1638 yılında Çorum sancak beyi sonra Amasya sancak beyi oldu ve 1647 yılında ise Trabzon valiliğine atandı. Bir müddet Köprü kasabasında vakit geçiren Mehmed Paşa, sadarete aday gösterilmekteydi ve kubbe vezirliğine tayin edilince sadaretin yolu açılmış oldu. 1657 yılın da sadarete tayin edilen Köprülü Mehmed Paşa’nın Valide Sultan’a ve padişah IV. Mehmed’e bazı şartları vardı; şartlar:

·      Huzura sunulacak her telhisin mutlaka uygulanması, aykırı emir verilmemesi

·      En küçük rütbeden en büyüğüne kadar yapılacak tayinlere karışılmaması

·      Devlet erkanından birinin teşvikiyle yetkilerinin sınırlandırılmaması ve icraatına müdahale edilmemesi

·      Kendisini sevmeyenlerin sözlerine önem verilmemesi

Padişah ve Valide Sultan bu şartları kabul etti. Fakat Köprülü Mehmed Paşa nasıl bir veziriazam olacağının işaretini ilk icraatına verdi. Öyle ki çıkan dini bir tartışmaya müdahale ederek bu olayın ele başlarını Kıbrıs’a sürgüne gönderdi. Ardından Bozcaada muhafızı iken savunmada aciz kalıp Venedikliler’e teslim edilen Abaza Ahmed Paşa’yı cezalandırdı. Eflak voyvodasına mektup yazarak Osmanlı Devleti aleyhine birtakım tertipler düzenlediği gerekçesiyle Patrik III. Partenios’u idam ettirdi. Venedikliler’in eline geçmiş olan Bozcaada ve Limni’yi geri almak üzere karadan sefere çıktı ve Bozcaada ve Limni geri alınarak Çanakkale Boğazı’nın güvenliği sağlandı. 1658 yılında Erdel beyi üzerine sefere çıkan Köprülü, büyük bir orduya sahipti ve sonunda Belgrad üzerinden Yanova’ya yürüyerek bu önemli şehri geri aldı.

Köprülü Mehmed Paşa, Abaza Hasan Paşa’nın Anadolu’da çıkardığı karışıklıkların farkındaydı ve onu ortadan kaldırmayı planlıyordu. Bu durumun farkında olan Abaza, Köprülü’ye bir suikast düzenlediyse de casusları sayesinde bunu öğrenerek tedbirini aldı. Murtaza Paşa ve emrindeki orduyla Abaza’nın peşine düştü ancak Ilgın’da yenilgiye uğradı. Bu galibiyetin ardından Halep’e çekilen Abaza Paşa, bir tertip sonucu yanındaki paşalar ile birlikte yakalandı ve hepsi Köprülü’nün emriyle idam edildi. Böylece iktidarı tam anlamıyla ele geçirmiş oldu.

Çıkan isyanı destekleyen Şam’daki yerli kulu teşkilatını ağır şekilde cezalandırdıktan sonra Anadolu’da Celali ve tüfek teftişi başlattı. Teftişte binlerce insan katledilip, halktan 80.000 kadar tüfek toplandı. Askeri zümreden, müderris ve kadı gibi ilmiyeden pek çok kişi aynı akıbete uğradı ve bu nedenle paşa çağdaş tarihçilerin ağır tenkitine maruz kaldı.

1659 yılında paşa, padişah ile birlikte Bursa seyahatine çıktı zira yaşınında bir hayli ilerlemiş olmasından dolayı hasta ve yorgundu. Bu nedenle yerine de Fazıl Ahmed Paşa’yı önerdi ve Ahmed Paşa hemen sadaret kaymakamı oldu.

Köprülü Mehmed Paşa’da padişah ile birlikte olduğu Edirne’de 1661 yılında hayatını kaybetti. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Çemberlitaş’ta yaptırdığı külliyeye defnedildi.

Kişiliği

5 yılı aşan sadaretinde siyasi ve askeri disiplinin tesisine büyük bir önem gösteren paşa, sadareti bazı şartlar ileri sürerek kabul etmesindeki amaç devletin içine düştüğü durumdan kurtarmaktı. Zira Anadolu’da uyguladığı katliamla çağdaş tarihçiler onu eleştirse de özellikle Naima gibi bazı tarihçiler onu devletin içinde bulunduğu zor durumdan çıkaran, refah ve huzuru sağlayan büyük bir devlet adamı olarak görmüştür.

Kubbe vezirlerinin sayısını azaltmış, gemilerdeki kürekçilerin mağduriyetini önlemek için kürekçi akçesi adı altında bir ödenek oluşturmuş, Turhan Valide Sultan’a çok büyük bir hürmet göstererek padişah üzerinde de etkili olmuştur. Hayır işlerinin çokluğu ile dikkat çeken paşa, bir çok yerde mescid, mektep, cami, köprü, hamam, dükkan, yel değirmenleri ve han inşa ettirmiştir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

İlgürel, Müctela, İslam Ansiklopedisi, 2002, cilt:26, sayfa: 258-60

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun