Kemalpaşazade

  • Görev : Osmanlı şeyhülislâmı ve tarihçisi
  • Doğum : 1469
  • Ölüm : 1534
  • Başlıca Eserleri : Tevârîh-i Âl-i Osmân

Dönemlerinde yaşadığı üç padişahın sevgi ve saygısını kazanan Kemalpaşazâde hadis, tefsir, fıkıh gibi dinî ilimler başta olmak üzere tarih, edebiyat, felsefe, dil ve tıp alanlarında eser vermiş çok yönlü bir âlimdir. Asıl adı Şemseddin Ahmed’dir. Arap dili ve edebiyatı, mantık ve Farsça öğrenimi gören Şemseddin Ahmed önce askerî sınıfa girdi ve sipahi olarak II. Bayezid’in seferlerine katıldı. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı halkını Safevîler’e karşı hazırlamak amacıyla yazdığı risâlede Şah İsmâil’i ve akîdesini eleştirdi. Edirne kadılığına, ardından Anadolu kazaskerliğine getirildi. Daha sonra Sultan Bayezid Medresesi’ne müderris tayin edildi. İstanbul’a gelerek Fâtih Medresesi’nde görevini sürdürdü. Zenbilli Ali Efendi’nin yerine şeyhülislâmlığa getirildi. Tevârîh-i Âl-i Osmân adlı eseri Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan 1527 yılına kadar gelen on ciltlik büyük bir eser niteliği taşır. Benzeri Osmanlı tarihleri gibi Tevârîh-i Âl-i Osmân da siyasî olayların ağırlıklı olduğu bir eserdir. Eserini II. Bayezid’in emri gereği Türkçe yazdı. Fakat Arapça ve Farsça’nın etkisinden de kurtulamadı.

Kemalpaşazâde ilmiye mesleğine intisap ettikten sonra müderrislik, kadılık, kazaskerlik ve şeyhülislâmlık makamlarını elde etti. Çok kısa süren bir azledilme dönemi dışında devlet kademelerinde devamlı bir yükseliş gösterdi. Kemalpaşazâde, birçok İslâm âlimi gibi tasavvufun asıl istikametinden sapmasını hoş karşılamadı. Toplumun düzenini ve devletin bekasını tehdit edecek hareket ve davranışların ortaya çıkmasını engellemeye çalıştı. Anadolu’da yayılma eğilimi gösteren Bâtınî ve Safevî-Şiî propagandalarının önüne geçmeyi düşündüğü için Molla Kābız Bünyâmin Ayâşî, Pîr Ali Aksarâyî, İsmâil Ma‘şûkī, Muhyiddin Karamânî gibi Melâmî şeyhleriyle Şîa aleyhinde fetvalar verdi. Şeyhülislam makamında görevliyken vefat etti ve Edirnekapı dışındaki Mahmud Çelebi Zâviyesi hazîresine defnedildi. Vasiyetnâmesinde cenazesinin dervişane bir şekilde kaldırılmasını ve kabri üzerine türbe yapılmayıp sadece bir taş dikilmesini istemesi de onun sade bir dinî yaşayışı tercih ettiğini gösterir.  

 
beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Turan, Şerafettin, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt:25, 2002

Özen, Şükrü, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt:25, 2002

 
DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun