Kazan Hanlığı

  • Tanım : 1437 – 1556 yılları arasında İdil-Ural bölgesinde hüküm süren bir Türk devleti

Adını Kazan şehrinden alan Kazan Hanlığı, Türk-İslam muhitinin kuzeydoğu kısmında, önemli ulaşım yollarından birini teşkil eden İdil nehrinin orta mecrasında üzerinde kuruldu. Uluğ Muhammed Han 1437/38 yılında Kazan şehrine gelerek bölge halkının onu sevinçle karşılaması üzerine, Kazan Hanlığı’nın temellerini atmış oldu. Onun vefatından sonra yerine oğlu Mahmud geçti; Mahmud’un devrinde barış hüküm sürdü. Ondan sonra yerine oğlu Halil geçtiyse de kardeşi İbrahim tarafından tahttan indirildi. İbrahim’in tahta geçmesiyle Kazan Hanlığı’nda taht kavgaları başladı. Bu mücadeleler de hayatını kaybeden İbrahim’den sonra Kazan Hanlığı’nda Rus nüfuzu başladı. Kazan, Ruslar’ın merkezine yakın kuvvetli bir dayanak noktasını kaybetmiş olduğu gibi Kasım Hanlığı da Moskova’nın elinde bir oyuncak haline gelmişti. Bu aynı zamanda, 1445 yılında Kazan ile Moskova arasında ve Kazan lehine yapılmış olan barış devresinin fiilen sona ermesi demekti. Kazan Hanlığı’nın iç tarihi bir türlü istikrar bulamayan bir manzara sergilemektedir. Hanlığın hüküm sürdüğü 115 yıl içinde on dokuz defa han değişmiş, on beş han tahta çıkmış, bunlardan bazıları birkaç defa tahtı işgal etmiştir. Hanlığın iç tarihinin ikinci özelliği de yerli aristokrasi sınıfının iki gruba ayrılarak devlet işine karışması ve bilhassa son devirlerde amansız bir mücadeleye tutuşmasıdır. Halkın kendisine olan güveninin artmasıyla Kazan’ın dağ tarafı Ruslar’a karşı ayaklandı. Rus ordusu 1552 yılında Kazan’a ulaşarak şehri kuşattı ve Kazan düştü. Böylece Orta İdil sahasında milattan sonra 6. yüzyıldan beri devam etmekte olan Türk hakimiyeti sona erdi.

Kazan Hanlığı ahalisinin asıl unsurunu eski Bulgar, Kıpçak ve Uz gibi çeşitli Türk boylarının karışımından meydana gelen Kazan Türkleri (Tatarlar) teşkil ediyordu. Kazan Türklerinin büyük çoğunluğu ise ziraatla uğraşıyordu. İslam dininin ve şehir hayatının erken inkişaf etmesi ahalinin yaşayış tarzına ve kültürüne büyük tesir yapmıştı. Buna en iyi örnek 1507 yılında bir Türkçe tefsir kitabının yazılması, İdil Bulgar Devleti’nden kalan harabelerdeki kanalizasyon sistemi ve hamamlardır. Kültür seviyesinin yüksek olduğu, 16. yüzyıl ortalarında Safa Giray’ın karısı Süyünbike’nin bir kütüphane kurmasından da anlaşılmaktadır. Kazan Hanlığı devri edebi ve idari dili hakkındaki en önemli belge, Sahib Giray Tataristan Devlet Müzesi’nde saklanmakta olan Han Yarlığı’dır. Bu yarlık dışında yazılı malzeme azdır. Kazan’da Ruslar’ın istilâsından önce çok sayıda cami, medrese, kervansaray gibi mimari eserler mevcuttu. Fakat bu değerli ziynet, hat, yapı eserleri IV. İvan’ın Kazan’ı istilasıyla yağma ve tahrip edildi, büyük çoğunluğunun izi bile kalmadı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Türkoğlu, İsmail, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2002, cilt 25, sayfa: 136 – 138

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun