Kavalalı İbrahim Paşa

  • Görev : Osmanlı Paşası
  • Doğum : 1789 - Kavala
  • Ölüm : 10 Kasım 1848
  • Ebeveynler : Kavalalı Mehmed Ali Paşa, Emine Hanım

On yedi yaşına kadar Kavala’da bulunduktan sonra babasının Mısır valiliğine tayin edilmesi üzerine Mısır’a gelen Kavalalı İbrahim, Mısır’da Kahire Kalesi’nin idaresini üstlendi. İbrahim, babasının Babıali’ye vermeyi tahahhüt ettiği vergiye karşılık rehin olarak İstanbul’a gönderildi ve bırakıldığı gibi geriye dönmesine izin verildikten sonra 1807 yılında Mısır defterdarlığına getirildi ve 1813 yılına kadar bu görevde kaldı. 1816 yılında Mısır’dan Hicaz’a hareket etmesiyle başlayan seferi sırasında Babıali tarafından kendisine “paşa” unvanı verildi. Nitekim kendisi er-Res ve Şekra gibi bazı müstahkem mevkileri ele geçirip Vehhabiler’in merkezi olan Der‘iye’yi kuşattı ve beş ay süren bir kuşatmanın ardından burasını zaptederek reisleri Abdullah b. Suud’u ele geçirdi. Bu zafer, hac yollarının güvenliğini tekrar sağlamış olduğundan Mehmed Ali Paşa’nın İslam alemindeki itibarını arttırdı ve Kızıldeniz ticaretinin büyük ölçüde Mısır’ın kontrolü altına girmesini sağladı. Bu hizmetlerinden ötürü Babıali tarafından Cidde sancağı ile birlikte Habeş eyaleti valiliğine ve Mekke şeyhülharemliğine tayin edildi.

1821 yılında başlayan Yunan ihtilali esnasında çıkan ayaklanmaları Osmanlı kuvvetlerinin bastıramaması sonucu Mora valisi olarak tayin edilen İbrahim Paşa, isyanın büyük ölçüde bastırılmasını sağladı. İbrahim Paşa Mora seferinden sonra babasının yardımcısı olarak görev yaptı. Bir yandan idarede meydana gelen suistimalleri önlemek ve köylülerin ekonomik durumunu düzeltmek için gayret sarfederken öte yandan askeri kayıpların giderilmesiyle uğraşmaktaydı. 1832 yılında Yafa’ya çıkan İbrahim Paşa Hayfa, Kudüs ve Nablus’u da zaptedip Akka’yı denizden ve karadan muhasara altına aldı ve ardından Sur, Sayda, Beyrut ve Trablusşam şehirlerini de ele geçirdi. Paşa’nın Suriye’ye saldırması üzerine Osmanlı hükümeti, Ağa Hüseyin Paşa’yı seraskerliğe getirip Mehmed Ali ile oğlu İbrahim paşanın görevlerine son verdi ve çıkarılan bir fetva ile onları asi ilan etti. İlk defa Zerraa mevkiinde karşılaştığı Osmanlı kuvvetlerini yenilgiye uğrattı ve Akka’yı da teslim aldı. İlerleyişine devam eden İbrahim Konya’ya kadar geldi ve bu durum artık Osmanlı saltanatını doğrudan bir tehdit altına almış oluyordu. Babıali, Mehmed Ali ve oğlu İbrahim ile anlaşmaya çalışarak, onların isteklerini yerine getirdi. Mısır’a dönüşünü takip eden yıllarda İbrahim Paşa, memleketin idaresi ve savaşın yol açtığı yaraları sarmakla ve özellikle ziraatın gelişmesiyle ilgilendi. Osmanlı Devleti’ne karşı gösterdiği her türlü hissiyattan uzak katı tutumu, Mısır’ın müstakil bir devlet haline getirilmesindeki niyeti ve İstanbul’a kadar ilerleyip Osmanlı hanedanını değiştirme fikirleri taşıması, dolayısıyla babasından daha cüretkar bir siyaset takip etmesiyle dikkat çekmektedir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kutluoğlu, H.Muhammet, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2000, cilt 21, sayfa: 330 - 333

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun