Karamanoğulları Beyliği

  • Tanım : 1256 – 1474 yılları arasında Niğde, Karaman, Konya, İç İl, Taşili ve Alanya yörelerinde hüküm süren hanedan ve beylik

Selçuklular’ın Moğollar karşısında Aksaray civarında mağlup olması ülkenin II. İzzeddin Keykavus ile IV. Kılıcarslan arasında taksim edilmesi ve daha sonra iki kardeş arasındaki taht mücadeleleri, sınır bölgelerinde yaşayan Türkmenler’e kayda değer serbestlik kazandırmış ve beyliğe adını veren Karaman Bey de bu durumdan yararlanarak siyasi sahnede görünmüş ve beyliğin temellerini atmıştır. Ehliyet ve dirayeti sayesinde etrafına toplanan boy ve oymaklar tarafından sultan ilan edilen Karaman Bey, Gülnar ve Silifke yöresine hücumlar düzenlemiş, birçok kaleyi muhasara etmiş, bunların bazısını almıştır. Karaman Bey’in ölümünden sonra gelişen siyasi olaylar ve beyliğin başına geçen Şemseddin Mehmet Bey bu dönem için ayrı bir önem oluşturmakta; Karamanoğulları içinde Türk diline sahip çıkması ve Moğollar’a karşı istiklal mücadelesini başlatmasıyla dikkati çekmektedir. Mehmed Bey’in ölümünden sonra kardeşi Güneri Bey beyliğin başına geçti ve onun ilk yıllarında Moğol ordusu Humus’ta Memlükler’e yenildi ve ardından Abaka Han’ın ölümüyle Anadolu’da karışıklıklar çıktı. Cesur, muktedir bir bey olan Güneri, Moğol saldırılarına rağmen toparlanarak mücadelesini sürdürdü, gerek Selçuklu sultanına gerekse Moğollar’a kendisini kabul ettirdi. 14. yüzyılın ilk yarısı kaynak yetersizliği yüzünden Karamanlı tarihinin en az bilinen dönemidir. 1361 yılında Karamanlı tahtına geçen Alaeddin Bey döneminde Karamanlı Beyliği’nin sınırları her yönde genişlemiştir. Karamanlı-Osmanlı münasebetleri 14. yüzyılın son çeyreğinde dostluk duyguları içinde başladı ve Alaeddin Bey I. Murad’ın kızı Nefise Sultan’la evlendi. Bu tarihten sonra münasebetlerin bozulması ve Yıldırım Bayezid’in Larende ve Niğde’yi de zapt ederek Alaeddin’in oğullarını Bursa’ya götürüp hapsettiği bilinmektedir. Böylece Süleyman’ın oğlu Şeyh Hasan idaresindeki İç İl müstesna bütün Karaman ili Osmanlı topraklarına katıldı. İç il ise 1474 yılında alındı.

Kaynak yetersizliği yüzünden fazla bilgi bulunmayan Karaman Beyliği’nin teşkilatı Selçuklu Devleti’nin bir uzantısı gibidir. Hükümdarlar daima “bey” unvanıyla anılmışlar ve kendilerine böyle hitap edilmiştir. Kökü Hunlar’a uzanan geleneğe göre ülke hanedanın ortak malı sayıldığından devletin başında bulunan ulu bey kadınlar da dahil akrabalarına derecelerine göre dirlikler verirdi. Karamanoğulları beylerinin hassa ordusu yoktu. Onların ordusu tımarlı sipahiler ile İç İl, Taşili ve buralara komşu yörelerde yaşayan oymakların birliklerinden sağlanırdı. Günümüze ancak son Karaman hükümdarları olan II. Mehmed Bey, Taceddin İbrahim Bey ve Pir Ahmed’in gümüş paraları ulaşmıştır. Karamanoğlu Mehmed Bey Türkçe’den başka dil konuşulmamasını emretmişse de zamanla beyliğin resmi dili Farsça olmuştur. Sosyal eserlerin inşası bakımından Anadolu beylikleri arasında Karamanoğulları’nın önemli bir yeri olup; cami, medrese, köprü, han, zaviye, türbe ve hamam gibi pek çok eser inşa edilmiştir. Niğde Akmedrese, Karaman Hatuniye Medresesi, Alaeddin Bey’in yaptırdığı dört tekke, 21 han ile Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin kabrinin bulunduğu Yeşil Türbe sayılabilir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Sümer, Faruk, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2001, cilt: 24, sayfa: 454 – 460

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun