Kanuni Mehmed Bey

  • Meslek : Türk musikisi bestekârı, kanun virtüözü
  • Doğum : 1859 - İstanbul
  • Ölüm : 21 Mart 1927 - İstanbul

İstanbul’un Beykoz semtinde doğduğu için Beykozlu Mehmed Bey diye de tanınsa da asıl adı Mehmed Sâlih’tir. İlk ve ortaöğreniminin ardından alındığı Enderun’da musikiye olan kabiliyetiyle dikkati çekerek bu sahaya yönlendirildi ve musikiye dair temel bilgileri edinmesinden sonra Mızıka-yı Hümâyun’a ayrıldı. Burada kanun hocalığı ve icracılığı ile kolağası rütbesine kadar yükseldi ve bir süre Enderun İncesaz Heyeti şefliğinde bulundu. II. Meşrutiyet’in ilânından sonra emekli oldu. Emekliliğinin ardından geçim sıkıntısına düştüğü için Erenköy’deki evini satarak ticaret hayatına atıldı ve Adana’ya yerleşti; fakat neticede iflâs ederek tekrar İstanbul’a döndü. Hayatının bundan sonraki kısmını tasavvuf ve mûsikiyle ilgilenerek geçirdi. Mütevazi ve nazik kişiliğiyle tanınan Mehmed Bey, Rifâî Şeyhi Ahmed Sâfî Efendi’den aldığı melâmet neşvesiyle son dönem Melâmîler’inden Seyyid Muhammed Nûrü’l-Arabî’nin oğlu Şerif Efendi’ye devam etti ve ondan icâzet alarak bu sahada pek çok kişi yetiştirdi. Edirnekapı’da bir öğrencisinin evinde vefat ettikten sonra Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi.

 Mehmed Bey, gerek dinî ve din dışı sahalarda yaptığı besteleriyle gerekse virtüözlük seviyesindeki kanun icracılığıyla devrinin önde gelen sanatkârları arasına girdi. Mûsikideki ilk bilgilerini Enderun’da Suyolcu Latif Ağa ile Hacı Ârif Bey’den, kanun derslerini de yine burada Kanûnî Edhem Bey’den alan Mehmed Bey aynı zamanda iyi bir ud icracısı ve dinlediği eserleri anında notaya alacak derecede iyi bir notist idi. İstanbul’un en seçkin mûsikişinaslarının toplandığı Erenköy’deki evinde mûsiki meclisleri tertip eder, isteyenlere ud ve kanun dersleri verirdi. Yetiştirdiği talebeler arasında Ahmed Mükerrem Akıncı ve oğlu Yektâ Akıncı da vardır. Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilen Mehmed Bey, na‘t, mersiye, ilâhi, saz eseri, peşrev ve şarkı gibi çeşitli formlarda pek çok eser besteledi, ancak aralarından sadece yirmi ikisi günümüze ulaşabildi. Bunların on yedisi peşrev ve saz semâisi, dördü şarkı ve biri sirtodur. Dinî bestelerinin güftelerini daha çok Yûnus Emre, Niyâzî-i Mısrî, Hacı Maksud Efendi ve Âşık Vasfî’den seçtiği bilinir. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özcan, Nuri, Kanûnî Mehmed Bey, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2003, cilt. 28, sf. 444-445

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun