Kâmî

  • Meslek : Divan şairi
  • Doğum : 1649 – Edirne
  • Ölüm : 22 Temmuz 1724 – İstanbul
  • Başlıca Eserleri : Divan, Behcetü’l-feyhâ, Tuhfetü’z-zevrâ, Fîrûznâme, Fetâvâ-yı Ḳāʿidiyye, Nefîse-i Uhreviyye, Riyâzü’l-kāsımîn, Şerh-i Hicv-i Şifâî

Lale Devri’nin tanınmış şairlerinden Kâmî Edirne’de dünyaya geldi. Asıl adı Mehmed olup Edirne Gülşenî Tekkesi şeyhlerinden İbrâhim Gülşenî’nin oğludur. “Edirneli Efendi” veya “Edirneli Çelebi” olarak da anılır. Medrese tahsiline Edirne’de başlayıp İstanbul’da devam eden Kâmî, daha çocukluğundan itibaren köklü bir tasavvuf ve edebiyat kültürüyle yetişti. Özellikle Edirne Gülşenî Tekkesi şeyhi La‘lî Efendi’den aldığı tasavvufî terbiye onun genç yaşta olgunlaşmasını sağladı. Murâdiye Mevlevîhânesi şeyhi ve sebk-i Hindî’nin Türk şiirindeki ünlü temsilcisi Neşâtî Dede’den edebiyat ve Farsça okudu. 1674 yılında İstanbul’a giden ve bir yıl sonra Ankaravî Mehmed Emin Efendi’den mülâzım olan Kâmî, ilmiye mesleğinde hızla yükselerek çeşitli medreselerde müderrislik yaptı ve Medine pâyesiyle Bağdat kadısı oldu ve çeşitli yerlerde kadılık yaptı. Zamanın sadrazamı Damad Ali Paşa’ya iki kaside ve bir mesnevi sununca evkaf müfettişliğine getirildi. Mekke kadılığı sırası kendisine geldiğinde ihtiyarlığı sebebiyle affını istedi. Kâmî, Rumelihisarı’ndaki Ma‘noğlu Yalısı’nda vefat etti.

Hem ilim ve irfanı hem de şairliği ve nâsirliğiyle dikkat çeken Kâmî özellikle gazel, kaside, tarih ve lugazda meşhur oldu. Çelebizâde Âsım, onun iffet ve nezâhet ile tanındığını ve fıkıh ilmindeki başarısıyla şöhrete ulaştığını söyledikten başka devrinin en büyük şairi olduğunu belirtir. Kâmî, ilahi aşkı terennüm eden ve tasavvufî unsurlara bolca yer verilen âşıkane gazeller yazmakla beraber Nâbî’den etkilenerek hikemî gazeller de kaleme aldı. Nedîm’in edebiyat dünyasında yerini almasıyla birlikte bütün çağdaşları gibi o da bu yeni söyleyişin etkisine kapılarak gerek nazirelerle gerekse orijinal gazellerle şuhane tarzı denemiş, bu tarzda da başarılı örnekler vermiştir. Zaman zaman gündelik hayata dair hâtıralara da yer veren Kâmî’nin dili oldukça sade olup şiirlerinde halk söyleyişlerine sıkça rastlanır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Yazıcı, Gülgün, Kâmî, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2001, c.24, sf.279-280

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi, cilt.1, fasikül.1, İstanbul, 1983

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun