İvaz Efendi

  • Önem : Osmanlı kazaskeri
  • Doğum : 1498 - Manavgat
  • Ölüm : 1586

Doğum yeri sebebiyle “Manav” adıyla da anılan İvaz Efendi Sahn-ı Semân medreselerinden mezun oldu. Bir süre Rüstem Paşa’nın kapı halkından Şehsuvar Ağa’ya hocalık yaptı. Vezîriâzam Rüstem Paşa’nın desteğiyle “Hâşiye-i Tecrid” müderrisliği yapmaksızın doğrudan 30 akçe yevmiye ile Edirne’de Beylerbeyi Medresesi müderrisliğine tayin edildi. Ardından sırasıyla Dâvud Paşa, Rüstem Paşa ve Sahn-ı Semân medreselerine getirildi. Daha sonra Bursa Murâdiye ve Edirne II. Bayezid medreselerinde görevlendirildiyse de bu görevleri kabul etmediğinden iki defa daha Sahn-ı Semân müderrisliğinde bulundu. Hatta zamanın şairlerinden biri bu üst üste tayinler münasebetiyle, “Sekiz Sahn’ı İvaz dokuz dolandı” diyerek nükte yaptı. 1568 yılında Ayasofya, ertesi yıl Süleymaniye ve daha sonra Edirne Selimiye Medresesi müderrisliğine yükselen İvaz Efendi iki yıl sonra Bursa kadılığına getirildi. Bu münasebetle, “Şehr-i Bursa’ya vâlî oldu Manav” mısrasıyla tarih düşürüldü. 1576 yılında Edirne, bir yıl sonra İstanbul kadılığına tayin edilen İvaz Efendi, görevinden alındıysa da tekrar İstanbul kadısı oldu. Ancak bu görevi sırasında bazı hataları yüzünden ulemâ tarafından devrin padişahı III. Murad’a şikâyet edildi ve görevinden azledildi.

Şer‘î meselelerde çok defa aklı esas alan, verdiği bazı fetva ve kararlarında yaptığı nükteleriyle meşhur olan İvaz Efendi İstanbul kadılığı sırasında ilk kahvehanelerin açılmasına da vesile oldu. İvaz Efendi önce Anadolu, birkaç ay sonra da Rumeli kazaskerliğine getirildi, 1583 yılının sonlarında görevinden alındı. İki yıl sonra ikinci defa Rumeli kazaskeri oldu. Nev‘îzâde Atâî tarafından Nasreddin Hoca’ya benzetilen İvaz Efendi gerçekten kendine has garip tavırları olan bir kişiliğe sahipti. Kazaskerlikleri zamanında el-Hidâye nüshasını çekmecesine mıhlatıp mansıb talep edenlere göstererek, “Orayı kara kitap bilir” derdi. İvaz Efendi medrese ders kitabı olan tefsir, fıkıh, belâgat ve kelâm alanında yazılan Envârü’t-tenzîl, el-Hidâye, Miftâḥu’l-ʿulûm, et-Telvîḥ ve el-Mevâḳıf gibi eserlere müstakil hâşiyeler kaleme aldı ve bunları İstanbul’da Eğrikapı dışında yaptırdığı camiye kendi eliyle yazdığı vakıfnâme ile bağışladı. İvaz Efendi bir Dîvân-ı Hümâyun toplantısı sırasında rahatsızlandı ve doksan yaşını aşkın bir halde vefat etti. Ölümüne “mâtem-i etkıyâ” ibaresiyle tarih düşürüldü.  Mezarı yaptırdığı caminin hazîresindedir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özcan, Abdülkadir, İvaz Efendi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2001, c.23, sf.490

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun