Islahat Fermanı

  • Tarih : 1856
  • Önem : Tanzimat’ın ilânından sonraki uygulamalarla ilgili olarak özellikle gayri Müslimlere yeni haklar tanıyan hatt-ı hümâyun.

Osmanlı tarihinde önemli bir yere sahip olan bu ferman Gülhane Hatt-ı Hümâyunu’nu yeterli bulmayan Batılı devletlerin, Müslümanlarla gayrimüslimler arasında bazı siyasî ve hukukî farklılıkların bulunduğunu ileri sürerek daha köklü reformlar yapılmasını istemeleri sonucunda hazırlandı. Osmanlı toplumunu birbiriyle kaynaştırmaya çalışan hükümet, gayrimüslimleri Müslümanlar’dan ayıracak imtiyazlar vermenin felâket olacağını ileri sürdü. Çok sert geçen müzakereler sırasında birbirinden farklı yirmi bir muhtıra verildi. Sonunda bunlar birleştirilerek yeni bir ıslahat programı hazırlandı ve bir beyannâme şeklinde ilânına karar verildi. İngiliz elçisi, elçilerin gayret ve müdahaleleriyle meydana getirilen ıslahat programının devletlerin müşterek taahhüdü ve kefaleti altına alınmasını ve barış antlaşmasında da zikredilmesini istedi. Bâbıâli, Viyana’da olduğu gibi bunu hükümranlık haklarına aykırı sayarak kesinlikle reddetti. Islahat programının, padişahın kendi arzusu ile gayrimüslim tebaasına bazı imtiyazlar verdiği zannını uyandırmak için bir ferman şeklinde ilânına karar verildi. Program hemen bir ferman şekline getirilerek Bâbıâli’de merasimle okundu.

Islahat Fermanı ile gayrimüslimlere ve ecnebilere özel haklar tanındı, imparatorlukta edindikleri maddî zenginliklerine şimdi politik hakları da ilâve edildi. Tanzimat Fermanı bütün Osmanlı tebaasını ilgilendiren genel prensipler koyarken Islahat Fermanı tamamen Müslüman olmayan Osmanlı tebaası ile ecnebilere ait hükümler içeriyordu. Gayrimüslimlerin Osmanlı toplumundaki eski statülerini büyük ölçüde değiştirmekte ve onların durumlarını yeniden düzenlemekteydi. Osmanlı tebaası gayrimüslim unsurların hukukunu Müslüman tebaa ile eşit hale getirmek amacını taşıyordu. Tanzimat Fermanı devletlere tebliğ edilmekle birlikte herhangi bir taahhüde girilmemişti. Fakat Islahat Fermanı’nın Paris Antlaşması’nda özel bir madde halinde zikredilmesi devleti taahhüt altına sokmaktaydı. Giderek ülke Avrupa devletlerinin kıskacına daha fazla girmiş oldu. Devletler, Paris Antlaşması’nın kendilerine tanıdığı haklardan yararlanarak Islahat Fermanı’nın uygulanması konusundaki müdahalelerini arttırdıkları bir sırada fermanı neşreden Abdülmecid vefat etti. Âlî ve Fuad paşaların istifa tehditleri üzerine yeni padişah Abdülaziz de Islahat Fermanı’nı teyiden yeni bir hatt-ı hümâyun yayımladı. Islahata devam edileceğinin açıklanması Batılı devletleri rahatlattı. Bâbıâli, Islahat Fermanı’na uygun olarak taşra teşkilâtını yeniden düzenledi. Fransa’daki departman sistemi esas alınarak 1864 vilâyet kanunu uygulamaya konuldu.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Gülsoy, Ufuk, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 19, 1999

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun