İnce Minareli Medrese

İnce Minareli Medrese
  • Yer : Konya Şehir Merkezi
  • Dönem : Anadolu Selçuklu
  • Tarih : 1265-1280
  • Banisi : Selçuklu Veziri Sahib Ata Fahreddin Ali
  • Mimar : Kölük b. Abdullah

Konya’da avlusunun üzeri kubbeyle örtülü üç medreseden biri olan yapı banisinden dolayı Sahib Ata Darülhadisi adıyla da anılmaktadır. Medreseye bitişik olarak yapılan mescidin cephe üzerinde yer alan sırlı tuğlalarla süslenmiş minaresi yapıya İnce Minareli adının verilmesine sebep olmuştur. Aslında iki şerefeli olan minare binaya nisbetle oldukça yüksek ele alınmıştı. 1901 yılında yıldırım düşmesiyle önce birinci şerefeden yukarısı, daha sonra da şerefe yıkılmıştır. Bugün mescid de yıktırılmış olup sadece medreseyle ortak olan kıble duvarında mihrabı kalmıştır. Gayet güzel ve süslü taçkapı, cephenin ortasında dışa taşkın bir kütle şeklinde yer almaktadır. Klasik formların dışında oluşuyla dikkat çeken kapı, Anadolu’da Selçuklu döneminde yapılmış en ihtişamlı taçkapılardan biridir. Kapının iki yanında yer alan ince uzun nişler sivri kemerli olup geometrik geçmeli bir bordürle çevrelenmiştir. Üstte iki yanda kıvrık dallı rûmîli alan içinde yer alan iri geçmeli kaval silme yukarıda kabarık bir yaprakla sonlandırılmıştır. Yapının taçkapısından çapraz tonozlu giriş holüne, buradan da sivri kemerli bir kapıdan geçilerek üzeri kubbeyle örtülü avluya ulaşılır. Avlu kare bir alana sahip olup ortasında şadırvan bulunur. Avlunun üzerini örten kubbeye, her biri dört üçgenden oluşan yelpaze biçiminde düzenlenmiş üçgenlerle geçiş sağlanmıştır. Üçgenlerin etrafı, mavi zemin üzerine lacivert çinilerden kesilmiş palmetlerin üst üste sıralanmasından oluşan bir şeritle çevrelenmiştir. Bugün camekanla örtülmüş olan kubbenin tepesinde vaktiyle çok büyük bir aydınlık fenerinin yer aldığı eski fotoğraflardan anlaşılmaktadır.

Dış yapısı taş olan binanın içi tuğladır. Kubbe firuze, kahverengi ve lacivert renklerdeki sırlı tuğlaların sonsuz geometrik motifler oluşturacak şekilde dizilmesiyle süslenmiştir. Girişin tam karşısında yer alan ana eyvana avludan üç basamaklı merdivenle çıkılır. Eyvanın iki yanında yer alması gereken kare planlı odalar bugün yıkıktır. Avlunun sağında mescidle avlu arasında bugün dikdörtgen planlı iki oda yer almaktadır. Tamamı mevcut olmayan bu talebe odalarının avlunun her iki yanında dörderden toplam sekiz adet olduğu kalan izlerden anlaşılmaktadır. Minare kesme taştan yapılmış kare kaide üzerinde yükselmektedir. Bugün yıkılmış olan bitişikteki mescidin kare planlı olup üzerinin kubbe ile örtüldüğü ve önünde de zamanla değişikliğe uğramış bir hazırlık mekanının bulunduğu bilinmektedir. 1901 yılında yıldırım düşmesi yüzünden yıkılan minare mescidin kubbesine zarar vermiş ve yapı tamire muhtaç bir durumda on sekiz yıl ayakta durmuş, 1929 yılında tamamen yıktırılarak ortadan kaldırılmıştır. 1876 ve 1899 yıllarında tamir gördüğü bilinen medrese son yıllarda yeniden elden geçirilmiş olup bugün Taş ve Ahşap Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Çobanoğlu,V.A,Yavaş,D.,Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2000, cilt 22, sayfa: 269-270

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun