III. Osman

Yirmi beşinci Osmanlı padişahıdır. Padişahın kişiliği üzerine çağdaşı tarihçilerin görüş birliği içinde olduğu husus “teennî”sinin olmadığı, rüşvet ve yalandan nefret ettiği şeklindedir.

Şehzadelik Dönemi

1699 yılında Edirne’de doğan Şehzade Osman II. Mustafa’nın oğludur. Yaşanan Edirne Vak’asında babasının tahttan indirilmesi üzerine babası ile birlikte Şimşirlik Dairesi’ne hapsedildi. Abisi I. Mahmut’un saltanatı ile tahtı bekleyen en büyük şehzade oldu ancak bu bekleme dönemi 53 yıl sürdü; bu dönemde Şehzade Osman ‘’piştahta’’ denilen taşınabilir küçük masalar, çekmeceler yaptı. Abisi I. Mahmut’un ölümü ile 1754 yılında 58 yaşında tahta çıktı. Osmanlı tarihindeki en uzun süre Şimşirlik Dairesi’nde kalan şehzadedir.

Padişahlık Dönemi

Adına hutbe okuttu, kılıç kuşandı, cülus bahşişi dağıttı; ilk icraatı ise birlikte çalışacağı vazifelileri seçmek oldu. 3 yıllık saltanatı döneminde sadrazamlığa 6, şeyhülislamlığa 4, kaptanıderyalığa 1 kez yeni tayin yaptı. Sadrazamların görevlerinden uzaklaştırılma sebepleri arasında yolsuzlukla suçlama, yalan söyleme, yangınlar ve halkın şikayetleri vardır.

Saltanatının ikinci yılında önce annesini, sonra tahtın en öncelikli varisi büyük oğlunu kaybeden III. Osman döneminde şiddetli soğuklar ve yangınlar dikkat çeker. 1755 yılında Haliç dondu ve Defterdar İskelesi’nden Sütlüce ve Hasköy iskelelerine, Fener ve Ayvansaray’dan karşıya yürüyerek geçildi. 4 büyük yangının yaşanması ise büyük tahribata yol açtı ve Ayasofya, Bahçekapı ve Mahmutpaşa semtleri enkaz haline geldi. Paşakapısı’nında içinde bulunduğu birçok devlet dairesi yandı, halkın eşyalarını taşıması için ilk kez sarayın Soğukçeşme Kapısı açıldı. Başka bir afet olan Cibali Kapısı’ndan sur içine yayılan yangında, büyük hasar verdi; İstanbul’un üçte ikisinin enkaza döndüğü yangının bilançosu yapıldı ve bizzat padişah ve sadrazamların temel görevi bu afetlerden kaynaklanan meseleleri çözmek oldu.

Yine bu dönemde Anadolu’da ve Rumeli’deki eşkıyalık ve özellikle başı boş leventlerin hareketlerine karşı hükümler gönderen padişah bu mesele ile de ilgilendi. Hac yolundaki eşkıyalığı ve vakıflardaki yolsuzlukları padişah sert tedbirler ile düzeltti.

Her padişah döneminde halka yönelik olarak çıkan yasaklar bu devirde de devam etti. III. Osman zamanında üzerinde en çok durulan yasak Rumeli ve Anadolu’dan İstanbul’a yönelen göçle ilgili olup; İstanbul’da işi olanların ancak bir iki kişiyi geçmemek şartıyla geçişlerine izin verildi. Kadınların giyimi ve sokağa çıkışlarıyla ilgili yasaklar da sürdü. Özellikle genç kadınların “moda” kıyafetlerle dolaşmamaları, renkli ve yakaları uzun olmayan, bol / geniş feraceyle ve sadece işlerini görmek amacıyla çarşı pazara çıkmaları, padişahın cuma selamlığı ve gezileri sırasında ortalıkta görünmemeleri istendi. Atlarda gümüş aksesuarların vezirler dışında kullanılmaması, gayri müslimlerin kendilerine ait kıyafetleri giymeleri, izinli olanlar dışında bunların beygire ve üç çifte kayığa binmemeleri hatırlatıldı. Padişahın tebdil gezilerinde gayri müslimlerden birkaçını bu gibi sebeplerle astırdığını yazan çeşitli kaynaklarda, çarşı pazarda tütün çubuğu ile alenen gezmenin yasaklandığı, gizlice ve edebiyle içmeye ise yasaklama olmadığının ayrıca duyuruldu da belirtilir. Ancak bu yasakların çok etkili olmadığı ve takip edilemediği de bilinmektedir.

Dış meselelerde ise Avrupa devletlerine nazaran oldukça sakin bir dönem yaşadı. 1756 yılında Danimarka Krallığı ile yapılan anlaşma bu devrin tek ve bu ülkeyle ilk antlaşmayı oluşturdu.

Sultanın midesindeki rahatsızlık nedeni ile 1757 yılında zorluklar yaşadığı bilinmektedir. Önce Cuma selamlığına zorlukla çıkabilmesi, sonra düzenlenen bir merasime katılamaması onun hastalığının boyutunu göstermektedir. Zaten bundan 2 gün sonra da hayatını kaybetmiştir. Naaşı Kabe’nin örtüsü ile taşındı ve defni Yenicamii’deki Turhan Valide Sultan Türbesi’nde yapıldı.

III. Osman kısa saltanat süresine rağmen birçok hayır eseri meydana getirmiş ve buna bağlı vakfiyeler tesis etmiştir. Tek oğlunun vefatı üzerine başka bir çocuğu olmamıştı, böylece yaklaşık olarak 30 yıl sarayda ve dışarıda doğum şenliği yapılamamıştı. Ondan sonra tahta III. Mustafa çıktı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Sancaoğlu, Fikret, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 33, 2007

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun