II. Süleyman

Yirminci Osmanlı padişahı, doksan dokuzuncu İslam halifesidir.

Şehzadelik Dönemi

1642 yılında İstanbul’da doğan Şehzade Süleyman’ın babası I. İbrahim’dir. Abisi IV. Mehmet’in saltanatı döneminde sıkı bir gözetim altında tutuldu, hatta abisinin av partilerinde ve seferlerinde onunla birlikte zaman zamanda Edirne Sarayındaydı. 1683 Viyana Kuşatması ve ardından gelen bozgunla birlikte büyük toprak kayıplarının açtığı sorunlar nedeni ile abisinin tahttan indirilerek yerine geçmesi kararlaştırıldı ve 1687 yılında saltanatı başladı.

Padişahlık Dönemi

Tahta çıktığında karşılaştığı ilk sorun cülus bahşişlerinin dağıtılması oldu, zira hazinedeki sıkıntılar yeni padişahı oldukça zorladı. Altın kılıç, tabak, çömlek gibi eşyalar darphanede paraya çevrilerek halka dağıtıldı ve bu sorun çözüldü ancak ardından gelen asilerin halkı bunaltması padişahı da güç durumda bıraktı. İstanbul halkı artık bu kargaşadan bıkmış, sakin gördükleri günlerde dükkanlarını açar olmuşlardı. Yağlıkçılar Çarşısı’nın yağmalanması sonucunda halk birleşerek saraya yürüdü ve padişahtan eşkiyanın bertaraf edilmesi için sancak-ı şerifi çıkarmasını istendi ve şerif Babüsselam’ın iki kulesi arasına asıldı. Bu şerifte müslüman olanların sancak altında toplanması istendi. Sancak Vak’ası olarak bilinen bu hadise padişahın hal’ine kadar gidecekken asiler bastırıldı.

İstanbul’da bu olaylar yaşanırkene sınır boylarında kalelerin düştüğü haberleri geldi. Bunun üzerine atağa geçen Osmanlı Devleti hazinede para bulunmadığı için zor durumda kaldı zaten Mora yarımadası olmak üzere Avusturya karşısındaki büyük toprak kayıpları devleti vergilerden mahrum bıraktığı gibi Anadolu’daki karışıklıklar nedeni ile buradan da vergi alınamaz oldu. Bu sebeple çeşitli adlar altında yeni vergiler konuldu, bakırdan ‘mangır’ adı altında para kesilerek paranın değeri düşürüldü. Bu da mangırı beğenmeyene üreticilerin İstanbul’a mal sevkiyatını durdurması fiyat artışını ve kıtlığı doğurdu.

1688 yılında II. Süleyman Edirne’dene hareket ederek Hafsa’ya ulaştı. Gelişmeleri yakından takip etmek isteyen padişah, cephelerden gelen iki başarı ile biraz teselli buldu. Biri Lehistan cephesi diğeri ise 110 gündür devam eden Venedik kuşatmasındaki olumlu gelişmelerdi. Ancak Viyanaya anlaşma zemini hazırlaması için gönderilen elçi, ağır hakaretler ile karşılanıp tutuklanınca padişah da bizzat Macaristan seferine çıkma kararı aldı. Ancak II. Süleyman rahatsızdı ve sefere tahtırevan ile çıkarak Edirne’den Sofya’ya varıldı. Burada istirahate çekilen sultana cephelerden güzel haberler geliyor, olumlu gelişmeler yaşanıyordu, sadece Belgrad cephesinde durum pek parlak değildi. Zaten çok geçmeden de burada büyük kayıplar verildi. Çok geçmeden de Osmanlılar’ın önem verdiği Niş düştü ve Eflak istila edildi. Bu olumsuzluklar sonucunda padişah Edirne’ye dönerek devlet adamları ile birlikte toplantılar yaptı. Yeni sadrazam olarak atanan Mustafa Paşa ilk iş olarak yıllardır devam eden seferlerin getirdiği vergi yükleri altında ezilen halkı rahatlatmak oldu. Ancak Avusturya cephesinde durum Osmanlı Devleti’nin aleyhine gelişti ve Niş’in düşmesinin ardından müslüman halk kitleler halinde Anadolu’ya hicrete başladı. Balkanlar’daki hıristiyan reaya arasında Osmanlı Devleti’nin sonunun geldiği ve Avusturya’ya itaat etmeleri yolunda propagandalar yaptırırken diğer taraftan Selim Griray Han büyük başarılar elde ederek Niş ve Belgrad dışında tüm şehirlerir geri aldı.  Kışı geçirdikten sonra 1690 yılında yeniden harekete geçen Osmanlı kuvvetleri birkaç günlük muhasaranın ardından Vidin, Niş ve en önemlisi Belgrad geri aldı. Sefer dönüşü İstanbul’a gelen padişahın uzun zamandır devam eden hastalığı iyice arttı hatta artık ondan ümit kesilmeye başlandı. Yerine kimin geçeceği tartışma konusu oldu ve devlet adamları karşı Ahmet’in tahta çıkması gerektiğini savundu. 1691 yılına gelindiğinde sultan Edirne’de hayatını kaybetti. Saltanat süresi 3 yıl 8 ay olup vefatından sonra yerine II. Ahmet çıkarıldı. Gemi ile İstanbul’a getirtilerek Kanuni Sultan Süleyman’ın türbesinde onun sağ tarafına defnedildi.

Altı kadını olmasına rağmen çocuğu olmayan II. Süleyman’ın yerine kardeşi geçti.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özcan, Abdülkadir, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 38, 2010

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun