II. Kılıç Arslan

  • Görev : Anadolu Selçuklu Sultanı
  • Dönem : 1155 – 1192
  • Doğum : ?
  • Ölüm : 26 Ağustos 1192
  • Ebeveynler : Sultan I. Mesut

Babası Elbistan’ı fethedince buraya veliahdı Kılıcarslan’ı melik tayin etti. Keysun ve Maraş’a akınlar düzenleyen Kılıcarslan, Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos’un saldırıları ve II. Haçlı Seferi’nin başlaması sebebiyle başarıya ulaşamadı. Sultan Mesud, öleceğini hissedince ülkeyi üç oğlu arasında bölüştürdü ve Kılıcarslan’ı Konya’da sultan ilan edip tahta çıkardı. Küçük oğlu Şahin Şah’a Ankara, Çankırı ve Kastamonu’yu, damadı Danişmendli Yağıbasan’a Sivas ve çevresini, diğer damadı Danişmendli Zünnun’a Kayseri ve civarını verip Sultan Kılıcarslan’a itaat etmelerini sağladı. Ortanca oğlu Devlet’e ise hangi şehirlerin bırakıldığına dair bilgi yoktur. Sultan Mesud’un ölümünün ardından kardeşler arasında anlaşmazlık çıktı. Devlet yakalanarak bertaraf edildi. Şahin Şah Ankara ve Çankırı taraflarına kaçtı. Yağıbasan, yeğeni Kayseri hakimi Zünnun, Şahin Şah ve diğer Danişmendli emirleri Kılıcarslan’a karşı ittifak oluşturdular. Yağıbasan, Kayseri’yi ele geçirip şehirde yaşayan çok sayıda Hıristiyanı kendi hakimiyet bölgesine sevketti. Kılıcarslan, Yağıbasan üzerine hücuma geçecekken din adamları araya girerek anlaşmalarını sağladığı gibi 1161 yılında da Bizans-Selçuklu çatışmaları nihayete erdi. Kardeşleri ve Danişmendliler’le ittifak yapan imparatorla görüşmek üzere İstanbul’a giden Kılıcarslan’ı, imparator muhteşem törenlerle karşıladı.

Sultan imparatordan maddi yardım sağlayıp onunla bir antlaşma imzaladı. Bununla daha önce yaptığı antlaşmayı pekiştiren Kılıcarslan ölünceye kadar imparatora sadakat göstermeyi, onun düşmanlarıyla iş birliği yapmamayı, önemli şehir ve kaleleri geri vermeyi, Türkmenler’in Bizans topraklarına saldırılarına engel olmayı taahhüt etti. İmparator Manuel’in Kılıcarslan ile iş birliği yapmasını kendileri için tehlikeli gören Anadolu’daki beyler elçiler gönderip sultanla barışmak istediklerini bildirdiler ve böylece Kılıcarslan aleyhindeki bir ittifakı bozarak daha güçlü bir durumda memleketine döndü ve Anadolu’da birliği yeniden sağladı. Kılıcarslan’ın Anadolu’da rakipsiz bir güç haline gelmesi İmparator Manuel’i rahatsız etti. Selçuklu gücünü kırmaya kararlı olan imparator Kılıcarslan’dan Türkmenler’in zaptettiği yerlerin iade edilmesini istediyse de sultan görünürde bu istekleri yerine getirmeye çalışıp aslında Türkmenler’i desteklemeye devam etti. Bütün antlaşma yenileme tekliflerini reddeden Kılıcarslan, kuvvetlerini toplayarak sefere çıkmaya karar verdi. Manuel 1176 yılında Fransız, Alman, İngiliz, Macar, Sırp, Gürcü, Kuman (Kıpçak) ve Peçenekler’in de yer aldığı büyük bir orduyla Anadolu’ya geçti. Selçuklu kuvvetleri büyük gruplar halinde Bizans ordusunun geçebileceği yolları tutuyor ve onlara baskınlar düzenleyip yıpratmaya çalışıyordu. Bu amaçla ekinler ve otlar tahrip edildi, su kaynakları kirletildi. Bu yüzden çıkan hastalıklar sebebiyle pek çok Bizans askeri öldü ve ordu imha edildi. Sultan Kılıcarslan, yaşlılık çağında ülkeyi 12 ya da 11 oğulları arasında taksim etti. Gıyaseddin Keyhusrev ile birlikte Aksaray’ı kuşattıkları sırada Kılıcarslan, hastalandı ve hayatını kaybetti. Konya’ya götürülerek Sultan Mesud tarafından yaptırılan caminin bitişiğindeki türbeye (kümbedhane) defnedildi. Zehirlenerek öldürüldüğü de rivayet edilir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özaydın, Abdülkerim, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi,2002, cilt 25, sayfa: 399 – 403  

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun