İbrahim Paşa Sarayı

İbrahim Paşa Sarayı
  • Tanım : 16. yüzyıl başlarında kurulmuş, şehrin en özel saraylarından biri
  • Yer : : İstanbul – Sultanahmet/Atmeydanı
  • Banisi : Makbul İbrahim Paşa

Sarayın mevcut bir konağın önemli değişiklikler, eklemeler ve tamirler yapılmak suretiyle meydana getirildiği bilinmektedir. İçinde bir kule ve çardağı, köşk, hazine odası, hamam, kiler, mutfaklar, divanhane, hassa evleri, ahır gibi kısımları bulunan bu yapı çok kısa bir süre içinde tamamlandı. Nitekim seferden dönen padişah burada ağırlanmış, sadrazamlığa yükselen İbrahim Paşa’nın muhteşem düğünü 1524 yılında aynı yerde yapılmıştır. 23 Receb 931 (16 Mayıs 1525) gecesi meydana gelen bir ayaklanmada şehrin başka saray ve konakları ile beraber buraya da hücum edilerek kapı ve pencereleri parçalandı. Sarayını tamir ettiren İbrahim Paşa, Budin seferi ganimeti olarak getirdiği heykelleri 1526 yılında binanın önüne diktirmiş ve düşmanlarının tenkit ve alaylarını üzerine çekti. Hatta bu münasebetle o çağın şairlerinden Figani Hz. İbrahim’in putları kaldırdığını, halbuki adaşı olan diğer İbrahim’in şehrin ortasına putlar diktirdiğini söyleyerek paşayı hicvetmiş ve bu da hayatına mal olmuştur. Paşanın sarayının önüne diktirdiği heykeller 16.yüzyılda çizilen bazı gravürlerde fark edilmektedir. Şehzadelerin 1530 yılında yapılan sünnet düğünü için İbrahim Paşa Sarayı önüne, meydana bakan bir kasır inşa edilmiş ve Kanuni bir ay süren eğlenceleri buradan seyretmiştir.

İbrahim Paşa’nın 1536 yılında idam edilmesi üzerine saraya devletçe el konuldu, bir kısmı iç oğlanlarına ayrıldu, bir kısmı sadrazamlara ve diğer ileri gelenlere tahsis edildi. Bundan sonra 17. yüzyıl boyunca sarayın sahipleri sadrazamlar, kaptan-ı deryalar ya da beylerbeyi gibi bürokrasinin en yüksek üyeleri ve hanedana damat olan devlet ricaline tahsisi edildiği gibi Evliya Çelebi yapının İstanbul’daki vezir saraylarının en büyüğü olduğunu kaydetmektedir. 1652 yılında yanan saray tamir ettirildi ancak 1741 yılında tekrar yanması üzerine artık bir daha onarılmadığı görülmektedir. 1675 yılındaki depremde harap olduğu anlaşılan sarayın 17.yüzyılın son çeyreğine girerken Köprülüzâde Fazıl Ahmet Paşa tarafından kapatıldığına dair bir kayıt bulunmaktadır. Yapımına 1749 yılında başlanan Nuruosmaniye Camii’nin temel hafriyatından çıkan toprak İbrahim Paşa Sarayı’nın harabesi ve çevresine döküldüğünden bu büyük yapının kalıntıları da ortadan yok olmuştur. Müstahkem görünüşlü olan saray, Osmanlı saraylarının geleneksel kabul edilen mekan organizasyonunu yansıtmaktadır. Özgün haliyle meydana doğru alçalan bir alanda cephesinin toplam genişliği 140 m. olarak inşa edilmiş, dört avlu etrafında yerleştirilmiştir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Eyice, Semavi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2000, cilt 21, sayfa: 345 – 347

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun