İbn Tufeyl

İbn Tufeyl
  • Meslek : Endülüslü filozof ve hekim.
  • Doğum : ? - Gırnata
  • Ölüm : 1185 - Fas
  • Başlıca Eserleri : Hay Bin Yaḳzân, Urcûze fi’ṭ-ṭıb, Kaside

Araplar’ın Kays kabilesine mensup olduğu için Kaysî olarak anılan İbn Tufeyl, Latince’de Albubacer şeklinde tanınır. Başta fıkıh olmak üzere din ilimlerini öğrenen İbn Tufeyl ayrıca tıp ve felsefe okudu. İyi bir tabip ve cerrah olarak yetişen Tufeyl mesleğine Gırnata’da başladı. Bu alandaki şöhreti sayesinde Muvahhidî Halifesi Ebû Ya‘kūb Yûsuf b. Abdülmü’min’in sarayında başhekim olarak görevlendirilmesi İbn Tufeyl’in hayatında bir dönüm noktası oldu. Felsefeye büyük ilgi duyan halife İbn Tufeyl’e huzurlu bir çalışma ortamı sağladı. İbn Tufeyl’in kendisinden önceki İslâm felsefesi geleneği hakkındaki değerlendirmeleri, onun bu gelenekteki felsefe anlayışını ortaya koyar. Eldeki tek felsefî eseri olan Hay Bin Yakzan’dan anlaşıldığı kadarıyla İbn Tufeyl’in felsefe tasavvuru meşrikī hikmet kavramı etrafında şekillendi. Kendisi de Hay Bin Yakzan adlı eserindeki asıl hedefinin İbn Sînâ’nın sözünü ettiği meşrikī hikmetin sırlarını açıklamak olduğunu ifade etti.

Felsefî gerçeği önce teorik araştırma yöntemiyle kavrayan daha sonra müşahede yoluyla belli bir mânevî tecrübeye ulaşan İbn Tufeyl’in Hay Bin Yakzan’da yapmak istediği şey, bu sırların peşine düşen okuyucusuna birtakım nazarî bilgiler verip bunlara taklitçi bir tarzda inanmasını istemek değildi. Filozof, okuyucusunu kendi yaşadığı tecrübeler alanına çekmeyi amaçladı. İbn Tufeyl, geleneksel anlayışa uyarak insan bedeninde olduğu gibi âlemde de görünüşteki çokluğun ötesinde bir birlik bulunduğunu düşünür. İbn Tufeyl’e göre âlemin ister hâdis isterse kadîm olduğu kabul edilsin her iki durum da zorunlu olarak Tanrı’nın varlığı fikrine götürmektedir. Filozofa göre din, bütün bir ontolojik hakikati hayal gücünün kavrayabileceği somut benzetmeler halinde ifade eden bir dil kullanmakta ve böylece geniş kitlelere hitap etmesi mümkün olmaktadır. Ancak bu sembolik anlatımlar, temel metafizik gerçekleri mistik vizyon yoluyla kavrayan bilgeler için birer benzetmeden ibarettir. Mânevî aydınlanma benzeyenle benzetilen arasındaki ayırımı ortaya çıkarırken bu ikisi arasındaki ilişkiyi de belirlemekte ve böylece dinî ifadelerin neye delâlet ettiği anlaşılmış olmaktadır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kutluer, İlhan, İbn Tufeyl, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt: 20, 1999,s: 418-425

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun