İbn Butlan

  • Önem : İlmî tartışmaları ile ünlü Bağdatlı Hristiyan hekim.
  • Ölüm : 2 Eylül 1066 - Antakya
  • Başlıca Eserleri : Taḳvîmü’ṣ-ṣıḥḥa, Daʿvetü’l-eṭıbbâʾ, Risâle fî şira’r-raḳīḳ ve taḳlîbi’l-ʿabîd, el-Maḳālâtü’l-muḫtâre fî tedbîri’l-emrâżi’l-ʿâriḍa ʿale’l-eks̱er bi’l-aġẕiyeti’l-meʾlûfe ve’l-edviyeti’l-mevcûde yentefiʿu bihâ ruhbânü’l-edyire ve men beʿude mine’l-medîne, Ma

Bağdat Nestûrîleri’nden olan İbn Butlân, Batı dünyasında Elluchasem Elimithar adıyla tanınır. Kerh’de yaşayan Hıristiyan üstatlardan ilâhiyat, felsefe ve tıp okudu, dönemin ünlü Hristiyan hekimlerinden Ebü’l-Ferec İbnü’t-Tayyib’in gözde öğrencisi oldu. Daha sonra Kahire’ye doğru çıktığı yolda Halep yöneticisi Muizzüddevle’den gördüğü yakınlık dolayısıyla bir süre burada kaldı. Muizzüddevle’ye yaptırmayı düşündüğü hastanenin yeri konusunda tavsiyelerde bulundu, Muizzüddevle de ona yöre Hıristiyanlarının ibadet kurallarını düzenleme yetkisi verdi. Ancak İbn Butlân’ın birtakım ek kurallar koyması cemaatte hoşnutsuzluğa sebep oldu. Bu arada Halepli hekimlerle münasebet kurarak Ebü’l-Hayr b. Şerrâre ile tartışmaya girdi. Geniş felsefî birikimiyle geri çekilmek zorunda bıraktığı muhatabı onu itikad bozukluğuyla itham etti. İbn Butlân Kahire’ye ulaştığında kendini tekrar bir tartışma ortamı içinde buldu. Basit bir ilmî ayrıntı üzerine ünlü hekim İbn Rıdvân’la girdiği polemik, karşılıklı yazılan risâlelerle kısa sürede Bağdat-Mısır hekimleri arasında bir üstünlük savaşına dönüştü. Neticede İbn Rıdvân’ın çağrısı üzerine Mısırlı hekimler İbn Butlân’ı boykot ettiler ve onu Kahire’den ayrılmak zorunda bıraktılar.

Mısır’dan ayrılan İbn Butlân, o dönemde bir veba salgınının yaşanmasına rağmen İstanbul’a gitti, tartışmaya eğilimli karakterinin dürtüsüyle bu defa da Latin ve Rum kiliseleri arasındaki Evharistiya âyininin farklı uygulamalarıyla ilgili mezhep tartışmalarına katıldı ve İstanbul patriği Michael Cerularius’un isteği üzerine bu konuda bir risâle kaleme aldı. İstanbul’da bir yıl ikamet ettikten sonra ülkesine doğru yola çıktı, fakat Dımaşk’ta kalarak Halep-Antakya arasında çeşitli seyahatler yaptı. Bir ara Meyyâfârikīn bölgesinde bulundu ve Diyarbekir Emîri Ebû Nasr Nasrüddevle Ahmed el-Mervânî ile tanışarak kendisine Daʿvetü’l-eṭıbbâʾ adlı eserini ithaf etti. Daha sonra uzunca bir süre Halep’te hekimlik-eczacılık yaptı ve isabetli teşhis ve tedavileriyle bu yörede âdeta efsaneleşti. Üsâme b. Münkız onun bu yaygın şöhretini uzun uzun anlatır, ayrıca büyük dedesi ve Münkız hânedanının kurucusu Mukalled b. Nasr b. Münkız’ın hizmetinde bulunduğunu kaydeder. Antakya’daki bir hastahanenin inşasına katkıda bulunduğu bilinen İbn Butlân, hayatının son zamanlarını bir Antakya manastırında uzlete çekilerek geçirdi ve  burada vefat etti.
 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kahya, Esin, İbn Butlân, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1999, cilt. 19, sf. 382-383

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun