I. Kılıç Arslan

  • Görev : Anadolu Selçuklu Sultanı
  • Dönem : 1092 - 1107
  • Doğum : ?
  • Ölüm : 1107
  • Ebeveynler : Süleyman Şah,

Adı Bizans kaynaklarında Klitziasthlas olarak geçen sultana dair ilk bilgi, babası Süleyman Şah’ın Antakya Seferi sırasında onun yanında bulunduğudur. 1086’da Tutuş ile yaptığı savaşta ölümünden sonra Kılıcarslan, Vezir Hasan b. Tahir’in koruması altında Antakya’da kaldı ve bir yıl sonra Antakya’ya gelen Sultan Melikşah tarafından İsfahan’a gönderilerek göz hapsinde tutuldu. Sultan Melikşah’ın vefatı üzerine kardeşi Kulanarslan ile birlikte İsfahan’dan Anadolu’ya dönmek için yola çıkan Kılıcarslan, eskiden babası Süleyman Şah’a tabi olan Orta Anadolu’dan büyükçe bir kuvvet toplayarak 1092 yılı sonlarında İznik’e geldi. Bu sırada İznik’te idareyi elinde tutan Ebülgazi’nin iktidarı kendisine teslim etmesiyle de Anadolu Selçuklu tahtına çıktı. Babasının ölümünün ardından kumandanları kendilerine teslim edilince şehirlerde bağımsız hareket etmeye başlamış, bu yüzden devletin birliği dağılmıştı. Bu nedenle Kılıcarslan ilk iş olarak dağılmış bulunan devletin birliğini kurmaya çalıştı. Yıllardan beri Bizans ile savaşan İzmir Beyi Çaka’nın kızıyla evlenerek Bizans’a karşı Çaka ile birlikte hareket etmeye başladıysa da Çaka’nın gittikçe güçlenmesini kendi hakimiyeti açısından tehdit edici bir gelişme olarak gördü ve Çaka’yı öldürttü. İzmit ve çevresine akınlar düzenleyen Kılıcarslan, bu sırada başlayan Haçlı seferinin öncüsü durumunda olan Keşiş Pierre l’Hermite’in idaresinde Anadolu’ya gelen ilk Haçlı ordusu İznik üzerine yürürken Drakon vadisinde pusuya düşürüldü ve hemen tamamı imha edildi.

Yeniden güçlenerek Anadolu’ya gelen Haçlı ordusunun Eskişehir’e doğru ilerlediğini haber alınca bölgeye gidip ordusunu Sarısu ovasının yamaçlarına yerleştirdi. Türkler hücuma geçip Haçlı karargahını kuşattılar fakat bu sırada arkadan gelen II. Haçlı ordusu karşısında şaşıran Türkler iki ordunun birleşmesini önleyemediler. Haçlılar saldırıya geçince Kılıcarslan fazla kayıp vermemek için ordusunu hızla geri çekti. I. Haçlı Seferi orduları, Kılıcarslan’ın dört yıldan beri yeniden kurup genişletmeye çalıştığı Anadolu Selçuklu Devleti’nin gelişmesine büyük darbe vurdu; sadece başşehir İznik değil Ege ve Marmara kıyılarına kadar ulaşan topraklar da kaybedildi. Türkler, Menderes vadisinden Bolvadin ve Akşehir’e kadar doğuya çekildiler. Böylece Anadolu Selçuklu Devleti’nin batı sınırı Eskişehir-Antalya hattına kadar geriledi. Ayrıca Haçlı seferinin ürünü olarak 1098 yılında Urfa’da ve Antakya’da birer Haçlı devleti kuruldu. I. Haçlı Seferi’nden sayıca daha büyük yeni bir Haçlı seferi düzenlendi. 1101 yılında İstanbul’a gelen bu ordu, İmparator Aleksios tarafından Anadolu yakasına geçirilerek İzmit yöresindeki karargahlara yerleştirildi. I. Kılıcarslan’ın ordusu, II. Haçlı ordusunu Konya yakınlarında imha etti ve üç ayrı Haçlı ordusuna karşı kazanılan bu başarılar Türkler’i Anadolu’dan söküp atmayı hedefleyen Haçlı hareketini durdurdu. İstanbul’dan Suriye’ye giden yol hem Bizans hem de Batı dünyasının Haçlı ordularına kapanmış oldu. Mardin Artuklu Beyi Necmeddin İlgazi ile Halep Meliki Rıdvan Kılıcarslan’aa karşı Çavlı ile birleşerek Kılıcarslan’ın hakimiyetini kabul etmiş olan Rahbe’yi ele geçirdiler. Bunu haber alan Kılıcarslan, Çavlı üzerine yürümeye karar verdi ve Habur suyu kenarında savaş başladı. Kılıcarslan’ın yanındaki beyler Çavlı’nın askerlerinin çokluğunu fark edince savaşı göze alamayıp çekildiler. Kılıcarslan ise sayılarının azlığından dolayı daha savaşın başında moralleri bozulan askerlerinin savaş alanından kaçmaya başlamaları üzerine artık başarıya ulaşmanın mümkün olmadığını anladı; esir düşmemek için karşı kıyıya geçmek amacıyla atını Habur suyuna sürdü. Fakat zırhlı olduğu için Habur’u geçemeyip atıyla birlikte sulara gömüldü. Cesedi birkaç gün sonra Habur’un Şemsâniye köyü yakınlarında bulundu.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Demirkent, Işın, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 2002, cilt 25, sayfa: 396 – 399

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun