Hızır

  • Kelime Kökeni : Arapça
  • Yaşadığı öne sürülen dönem : Hz. Mûsâ dönemi
  • İlgili bazı eserler : Maḳāle fî beyâni ḥâli’l-Ḫaḍır, Taḥḳīḳu mâʾi’l-ḥayât ve keşfü esrâri’ẓ-ẓulümât, ez-Zehrü’n-naḍır fî nebeʾi’l-Ḫaḍır,

Kim olduğu ile ilgili üzerine çok sayıda fikir üretilmiş, rivayet edilmiş olan Hızır, Arapça kaynaklarda hadır şeklinde yer alırken Türkçe’de Hızır ve Hıdır biçiminde kullanıldı. Rivayete göre Hızır, Hz. Âdem’in çocuklarından Kābil’in oğlu Hazrûn veya Hz. Nûh’un oğlu Sâm’ın torunlarından Belyâ b. Melkân’dı. Yahut Hz. İshak’ın torunlarından Hazrûn b. Amâyîl’di. Bunun yanında onun Hz. Hârûn’un soyundan geldiği, isminin Hadır b. Âmiya veya Hadır b. Fir‘avn olduğu yahut Kur’an’da adı geçen İlyâs veya Elyesa‘ın Hızır’ın kendisi olduğu öne sürüldü. Bazı kaynaklarda ise annesinin Rum, babasının Fars olduğu kaydedildi. Güvenilir hadis kaynaklarında yer alan Hızır’la ilgili haberlerin, ana hatlarıyla Kur’ân-ı Kerîm’deki çerçeveyi korumakla birlikte yer yer orada bulunmayan veya müphem olan bazı ayrıntılar içerdiği de görülür. Hadislerde Kur’an’da adı geçen Mûsâ’nın, Yahudilerin iddia ettiği gibi Mûsâ b. Mîşâ değil Mûsâ b. İmrân, yanındaki gencin Yûşa‘ b. Nûn, ilâhî ilim ve rahmete mazhar kılınan sâlih kişinin de Hızır olduğu açıklandı ve Hızır İsrâiloğulları’nın eşrafından biri olarak tanıtıldı. Hızır’ın uzun ömürlü olduğunu söyleyenler onun Hz. Mûsâ zamanında, Hz. Muhammed’in nübüvvetinden önce veya ölümünden sonraki ilk yüzyıl içinde vefat ettiğini ileri sürdü.

Kendisine ilâhî bilgi ve hikmet öğretilen kişi olarak bilinen Hızır hakkında İslâm âlimleri,  peygamber, velî veya melek olduğu konusunda değişik görüşler ileri sürdü. Onun nebî olduğunu söyleyenler Allah tarafından kendisine rahmet ve ilim verilmiş olmasını, kıssada anlatılan işleri kendiliğinden yapmadığı yönünde açıklama yapmasını, vahiy ile yönlendirilmesini, sahip olduğu bilgiler dolayısıyla Mûsâ’dan üstün bir konumda tanıtılmasını delil gösterdi. Hızır telakkisi Nusayrîler başta olmak üzere aşırı Şiîler, Yezîdîler ve Dürzîler arasında önemli bir yere sahipti. Hızır hakkında bilgi veren kaynakların başında Kur’an tefsirleri ve hadis şerhleri gelir. Rivayeti esas alan müfessirlerden bazıları sadece sahih hadisleri nakletmekle yetinirken bazıları da İsrâiliyat olarak nitelendirilebilecek haberleri ve mahallî telakkileri de zikretti. Hızır konusundaki çeşitli görüşleri Kur’an dilinde kaydeden Elmalılı Muhammed Hamdi, sûfiyye telakkisinin muhaddislerce sahih görülmeyen bazı haberlere dayandığını belirtti, zâhirî hayat açısından bakıldığında Hızır’ın yaşamadığını söyleyenlere ait görüşün daha güçlü olduğunda şüphe bulunmadığını ifade etti.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Çelebi, İlyas, Hızır, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1998, c.17. sf. 406- 409

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun