Hilmi Ziya Ülken

Hilmi Ziya Ülken
  • Meslek : Akademisyen, Fikir adamı, Felsefeci, Sosyolog
  • Doğum : 1901 - İstanbul
  • Ölüm : 5 Haziran 1974 - İstanbul
  • Başlıca Eserler : Umumi Ruhiyat, Felsefe Dersleri, Bilgi ve Vücud Nazariyeleri, Aşk Ahlâkı, Türk Tefekkür Tarihi, Türk Filozofları Antolojisi, Mantık Tarihi, İslâm Düşüncesi, Tarihî Maddeciliğe Reddiye, Eğitim Felsefesi

Cumhuriyet dönemi Türk düşünce hayatında bir felsefe geleneğinin oluşmasına katkı sağlayan Hilmi Ziya Ülken İstanbul’da dünyaya geldi. Kimyager bir babanın oğlu olan Ülken İstanbul Erkek Lisesi’ni tamamlamasının ardından 1921 yılında Mülkiye’den mezun oldu. Farklı illerde öğretmenlik ve memurluk görevlerinde bulundu. İlerleyen dönemlerde İstanbul Üniversitesi’ne Türk medeniyeti doçentliğine atanan Ülken, araştırmalarını geliştirmesi adına Berlin’e gönderildi. Döndüğünde üniversitede Türk tefekkür tarihi, mantık, değerler teorisi, İslam felsefesi, ahlâk, sistematik felsefe ve sosyoloji derslerini okuttu. Profesörlüğe yükseltilmesinden sonra 1949 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne geçti; bu fakültede emekli oluncaya kadar mantık ve sistematik felsefe kürsüsünde dersler verdi. Türk bilim tarihine yaptığı katkılardan dolayı kendisine ordinaryüs unvanı verildi. İlmi faaliyetlerin yanı sıra edebiyat, resim ve hat çalışmaları da yapan Ülken, İstanbul’da vefat etti.

Hilmi Ziya Ülken, ilk çalışmalarında Arsito’nun varlık tabakaları görüşünün etkisinde kalmış ve bu görüşleri sosyolojik görüşlerine etki etmiştir. Ona göre toplumda sosyal işlevler ne kadar farklılaşırsa sınıflar o derece birbirinden ayrılır ve birbirini o ölçüde tamamlar. Hilmi Ziya Ülken’e göre felsefenin temel konusu varlıktır; hakikat ve düşünce problemleri varlık probleminden doğduğu düşüncesindedir. Bilgi ve değer adlı eserindeki düşüncelerine göre bilgi izafi, sınırlı ve sonludur; mutlak ve aşkın varlığa çarparak kırılmaya mahkûmdur. Ancak ona göre bilgi aklın varlığına yönelmekten de vazgeçemez. Ülgen’in felsefesinde hâkim düşünce özne-nesne ikiliğidir. O, bilme, düşünme ve inanmaya dair fikirlerin sonucu olarak inançtan başka bir yolla aklın varlığına nüfuz edilemeyeceğine inanır. Gazali’nin kalp gözü, Pascal’ın kalp mantığı ve Bergson’un sezgi dediği güçler imanın keskinleştiği yeni görüş yollarıdır.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Eyyüp Sanay, Hilmi Ziya Ülken, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2012, cilt.42, sf.291-293

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun