Hicaz Demiryolu

Hicaz Demiryolu
  • Tanım : II. Abdülhamid taradından 1900 – 1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen demiryolu
  • Başlangıç Tarihi : 1 Eylül 1900
  • Bölümleri : Hayfa-Semah hattı Filistin – Müdevvere-Medine hattı Hicaz Haşimi Krallığı – Şam-Der’a hattı Suriye – Der’a-Müdevvere hattı Ürdün

Hicaz bölgesine demiryolu yapılmasına dair ilk fikirler 19.yüzyılın ikinci yarısında ortaya atıldı ve Alman asıllı Amerikalı mühendis Zimpel Kızıldeniz ile Şam’ı birleştirecek bir demiryolu hattı inşası için Osmanlı Devleti’ne teklifte bulundu. Önceleri cevapsız bırakılan teklif daha sonra incelemeye değer bulunarak uzmanlara havale edildi; ancak yapılan araştırma ve tetkikler sonunda, bölgede yaşayan kabilelerin tepkilerine yol açabileceği ve denizyolu taşımacılığının demiryolu inşaatına göre daha ucuz olduğu gerekçeleriyle reddedildi. 1891 yılında ise Ahmed İzzet Efendi’den kapsamlı bir teklif geldi ve sunduğu raporda, Şam’dan başlayarak Medine’ye kadar getirilecek bir demiryolunun Hicaz’a yönelecek dış saldırılarla bölgede çıkabilecek isyanlara karşı önemli bir savunma vasıtası oluşturacağını, aynı zamanda hac yolculuklarını da büyük ölçüde kolaylaştıracağını yazmaktaydı. Proje hakkında Derviş ve Gazi Ahmed Muhtar paşaların da fikirlerini alan II. Abdülhamid kesin kararını vererek inşaata başlanmasını emretti ve inşaat yapılan resmi bir törenden sonra başladı. Hicaz demiryolunun yapılmasındaki sebeplerin başında askeri, siyasi ve dini amaçlar gelmekteydi. Her şeyden önce demiryolu bölgeye asker sevkini hızlandıracağından muhtemel ayaklanmalara ve dışarıdan vuku bulacak saldırılara karşı savunma rolü üstlenecekti. Şüphesiz Osmanlı Devleti’nin askerî etkinliğinin artması siyasî otoritenin de bölgede güçlenmesine yardım edecekti.

Proje aynı zamanda II. Abdülhamid’in İslam alemindeki itibar ve nüfuzunu da kuvvetlendirecek, Müslümanların ortak bir eser ve amaç etrafında dayanışmasını sağlayacaktı. Bunların yanı sıra demiryolunun işletmeye açılmasıyla birlikte ticarî faaliyetlerin gelişeceği, ekonomik canlılıkla birlikte şehirleşmenin de hızlanacağı tahmin ediliyordu. Hicaz demiryolunun tahmini maliyeti 4 milyon lira olarak hesaplanmıştı ancak 1901 yılı devlet bütçesindeki harcamaların % 18’ini aşan bu miktar o dönem Osmanlı maliyesi için çok büyük bir meblağdı ve projenin finansmanı konusu önemli bir problem teşkil ediyordu; bu nedenle acil para ihtiyacını karşılamak için Ziraat Bankası’ndan kredi alınmasına karar verildi. Bir yandan da bağış miktarının istenilen seviyeye ulaşması için başarılı çalışmalar yapılıyor; Osmanlı topraklarını bir ağ gibi saran iane komisyonlarının fahri üyeleri birer “bağış çağrıcısı” olarak çalışıyordu. Binlerce Osmanlı vatandaşından başka diğer Müslümanlardan da yardımlar geliyor; başta Hindistan, Mısır, Rusya ve Fas Müslümanları olmak üzere Endonezya’dan, Singapur’dan, Güney Afrika’dan, Avrupa’daki bazı İslam cemiyetlerinden, Tunus, Cezayir, hatta Amerika’dan bağışta bulunulmuştu. Bu geniş katılım, Hicaz demiryolu projesinin bütün dünya Müslümanlarınca benimsendiğinin bir işaretiydi. 1900-1908 yılları arasındaki inşaatın gelirleri giderlerinden fazla olarak gerçekleşti. Demiryolunun teknik işlerinin idaresi Alman mühendisi Meissner’e verildi; onunla birlikte on yedisi Türk, on ikisi Alman, beşi İtalyan, beşi Fransız, ikisi Avusturyalı, biri Belçikalı ve biri Rum olmak üzere kırk üç mühendis çalışıyordu. İnşaat ilerledikçe Avrupalı mühendislerin sayısı azalırken Osmanlı mühendislerinin sayısı arttı ve edindikleri tecrübe sayesinde kutsal topraklardaki inşaatı tamamen Müslüman mühendisler gerçekleştirdi.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Gülsoy, U.,Ochsenwald,W., Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 1998, cilt 17, sayfa: 441-445

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun