Halit Ziya Uşaklıgil

Halit Ziya Uşaklıgil
  • Meslek : Yazar
  • Doğum : 1865 - Eyüp, İstanbul
  • Ölüm : 27 Mart 1945 - İstanbul

Edebiyat-ı Cedide’ye mensup romancı ve yazardır.

Hayatı

1865 yılında Eyüp’te dünyaya gelen Uşaklıgil, eğitim hayatına Mercan’daki bir mahalle mektebinde başladı ve sıbyan mektebinde devam etti. Daha sonra ailesinden habersiz Fatih Askeri Rüşdiyesi’ne yazıldı ve okumaya olan düşkünlüğü ile Türkçe’de yayımlanan telif ve tercüme eserleri okudu. Yalnız babasının işerinin kötüye gitmesi dolayısıyla İzmir’e döndüler ve burada İzmir Rüşdiyesi’ne kaydolsa da eğitim şekli beğenilmediği için özel hoca tutuldu ve Farsça, Fransızca, Almanca, İtalyanca ve Rumca öğrendi. Sonraki yıllarda Ermeni Katolik rahiplerinin açtığı özel Mechitariste Okulu’na başlayan Uşaklıgil, bu çevre ile ailesinden de gelen alafranga eğilimini daha da kuvvetlendirdi. 1883 yılında mezun oldu, tercümeler yaptı, hocalarının vasıtası ile Paris’ten getirtilen klasik eserleri okuma şansını yakaladı.

Edebi Hayatı

İlk yazısı Hazine-i Evrak’ta çıkan ‘’Deniz Danası’’ , ilk edebi yazısı ise Tercüman-ı Hakikat’te yayımlanan ‘’Aşkımın Mezarı’’ adlı yazılarıdır. Arkadaşları ile birlikte Nevruz dergisini çıkarmaya başlayan Uşaklıgil, yazı çalışmalarında kendini geliştirerek Fransız edebiyatı tarihini yazmaya başladı. I. cildini kısa sürede yazdığı ‘’Garptan Şarka Seyyale-i Edebiyye: Fransa Edebiyatının Nümune ve Tarihi’’ adlı eserini bir anlaşmazlık üzerine tamamlayamadı.

Çeşitli iş alanlarında da çalıştı ve okullarda Fransızca, Türkçe ve edebiyat öğretmenliği; Osmanlı Bankası’nda tercümanlık ve muhasiplik yaptı. Yalnız Tevfik Nevzat ile birlikte çıkarmaya başladıkları Hizmet Gazetesindeki çalışmaları onun için bir dönüm noktası oldu. Yazdığı yazılar ile İstanbul’da adından söz ettirmeye başlayan Uşaklıgil, ‘’Bir Muhtıranın Son Yaprakları’’ adlı hikayesi de İzmir’de yayımlandı.

1909 yılına kadar Muhaberat-ı Türkiyye ve Tercüme Kalemi müdürü olan Halit Ziya’nın burada meşguliyetinin az olması onun edebi çalışmalarına yoğunluk vermesini sağladı. Servet-i Fünun’da yazdığı ilk hikaye ‘’Cambaz Kız’’ olup Mai ve Siyah’ın Servet-i Fünun’da tefrika edilmesi onu Edebiyat-ı Cedide’nin tartışmasız en önemli kalemi yaptı.

Sabah gazetesinde sosyal, kültürel ve siyasal makaleleri yazmasının yanı sıra, yeni roman çalışmalarını da sürdürdü. İttihat ve Terraki’nin görevlendirmesi ile 1913 yılında Paris’e ve Bükreş’e, 1914 yılında ise tedavi için Almanya’ya gitti. I. Dünya Savaş’ı sırasında, 1915 yılında Almanya’da olan Uşaklıgil, ‘’Saray ve Ötesi , Bir Acı Hikaye’’ gibi hatıratlarında burası ile ilgili geniş bilgiler verdi.

Bunlar dışında İkdam, Vakit, Peyam-ı Sabah, Milli Mecmua, Güneş, Resimli Ay, Hayat, Akşam, Muhit, Varlık, Yedigün, Anayurt gibi dergilerde yazılar yazdı.

Dil inkılabına gönülden inanan yazar 1932 yılında I. Türk Dili Kurultayı’na sunduğu, Türkçe’nin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkarane bir üslupla dile getirdiği, çok ses getiren tebliğinden sonra ‘’Hepsinden Acı’’, ‘’Aşka Dair’’, ‘’Mâi  ve Siyah’’ ve ‘’Aşk-ı Memnu’yu’’ sadeleştirerek yayımladı. Oğlu Halil Vedat’ın trajik ölümünden sonra hayatla bağlarını adeta koparan yazar her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 1945 yılında hayatını kaybetti ve Bakırköy Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedildi.

Eserleri

Mâi ve Siyah (1896), Bu muydu? (1896), Küçük Fıkralar I-III (1897-1899), Heyhat (1898), Aşk-ı Memnû (1899), Bir Yazın Tarihi (1900) ve Solgun Demet’i (1901), Mezardan Sesler, Simya-i Kimya, Birkaç Yaprak, Bir Acı Hikaye, Piyes: Füruzan, Kabus, Makale: Kenarda Kalmış, Sefile, Nemide, Bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şüreka, Kırık Hayatlar

60 yıllık yazı hayatında şiir dışında pek çok eser kaleme alan Halit Ziya modern Türk edebiyatına romanları ve hikayeleriyle damgasını vurmuş bir yazardır. Kendisinden önce Türk romancılığına hakim olan Ahmed Midhat Efendi tarzında görüldüğü gibi basit bir üslupla vak‘a-yı ön plana çıkaran anlayış onunla değişmiş, olaya dayanan anlatım yerine kahramanların iç dünyasını sanatkarane üslupla tahlile dayanan yeni bir anlayış benimsenmiştir. Ayrıca Halit Ziya’nın bir önceki dönemde olduğu gibi roman vasıtasıyla okuyucuya toplumsal mesaj verme endişesi yoktur. Türk edebiyatının aynı zamanda büyük bir üslup ustası kabul edilen Halit Ziya özellikle Mâi ve Siyah romanında bunu bütün ayrıntılarıyla ortaya koymuştur.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kerman, Zeynep, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 42, 2012

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun