Halacîler

  • Hanedanlıklar : Leknevtî (1202- 1227), Delhi(1290-1320), Mâlvâ (1436-1531)
  • Leknevti Halaci Sultanları : Muhammed Bahtiyâr Halacî, İzzeddin Muhammed, Alâeddin Ali, Gıyâseddin, Bilge Melik
  • Delhi Halaci Sultanları : Celâleddin II. Fîrûz Şah, Rükneddin I. İbrâhim Şah, Alâeddin I. Muhammed Şah, Şehâbeddin Ömer Şah, Kutbüddin Mübârek Şah, Nâsırüddin Hüsrev Şah
  • Mâlvâ Halaci Sultanları : I. Mahmud, Gıyâs Şah, Nâsır Şah, II. Mahmud Şah

Kuzey Hindistan’da Esam’a kadar akın yapabilen ilk Türk grubu olan Leknevtî Halacîleri idi. Leknevtî Halacîleri, Bihâr ve Bengal’de saltanat sürmüş ilk Müslüman Türk hânedanıdır. Muhammed Bahtiyâr orduya girdikten sonra Aşağı Ganj kıyılarına akınlara başladı ve bu faaliyetleri sonunda önemli miktarda ganimete sahip oldu. Onun şöhretini duyan Halacîler kısa bir süre içinde etrafında toplanmaya başladılar ve ünü Delhi’ye kadar ulaştı. Halacîler en geniş sınırlara 1290-1320 yılları arasında (Delhi Halacîleri) sahip oldu. Pencap, Sind ve Ganj boyları, Mâlvâ, Gucerât, Dekken ve Güney Hindistan Delhi’den gönderilen valilerce yönetildi ve böylece Halacîler kudretlerinin zirvesine çıktı. Delhi Halacîleri’nin kurucusu Celâleddin Fîrûz Şah’tı. Celâleddin, Delhi’de hüküm süren Memlük sultanlarından Muizzüddin Keykubad’a karşı bir darbe yaparak tahtı ele geçirdi ve Keykubad’ı öldürttü. Celâleddin Fîrûz Şah’ın Hindû racalarına karşı düzenlediği harekât başarısızlıkla sonuçlandı. Halacî ailesinde çok sayıda mücadeleden sonra erkek fert kalmadığı için Melik Gazi, Gıyâseddin Tuğluk unvanıyla tahta geçti. Böylece Delhi Halacîleri’nin yerini Tuğluklular almış oldu.

Halaç Türkleri tarafından kurulan Halaciler hanedanının ikincisi Delhi Halacîleri ile aynı kabileye mensup olan I. Mahmud tarafından kurulan Mâlvâ Halacîleri idi. I. Mahmud Gucerât sultanı ile epeyce uğraştı. Topraklarını kuzey, güney ve doğu istikametinde genişletti. 1468’de Çanderi ülkesi de Mâlvâ Halacîleri tarafından istilâ edildi. I. Mahmud Şah’ın şöhreti Hindistan dışına da yayıldı ve Mısır’daki Abbâsî halifesinden hükümdarlık menşuru aldı. Onun zamanı Mâlvâ’nın en parlak dönemini teşkil etti. Son Halacî sultanı Alâeddin II. Mahmud’du. Alâeddin kendisine rakip gördüğü kardeşlerini te’dib etti. Mândû’da duruma hâkim olurken yardımını istemiş olduğu Racpûtlar’dan Madnî Ray ile arası açıldı. Çanderi’deki Behcet Han’ın ayaklanması ile uğraştığı bir sırada Gucerât Sultanı Mâlvâ’ya saldırdı; 1514’ten sonra da Racpûtlar’a dayanarak Halacî ümerâsına ve halkına zulüm yapmaya başladı. Gucerât Sultanı Bahadır Şah Mândû’yu ele geçirdi. Mahmud ve oğulları esir edilerek Çampaner’e gönderildi ve burada muhafızlar tarafından öldürüldü. Böylece Mâlvâ Halacîleri de ortadan kalkmış oldu. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Konukçu, Enver, Halacîler, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1997, c.15, sf. 227-228

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun