Hafız Ahmet Paşa

  • Görev : Osmanlı sadrazamı
  • Doğum : 1564 ?
  • Ölüm : 10 Şubat 1632 – İstanbul
  • Başlıca Eserleri : Şikayetname

Filibeli bir müezzinin oğlu olan Hafız Ahmed, babasının mesleği nedeniyle Müezzinzade diye de anıldı. Küçük yaşlarda hıfzını tamamladı ve on beş yaşında iken İstanbul’a gitti. I. Ahmed zamanında sesinin güzelliği fark edilerek Enderun’a alınan Ahmed, şair tabiatı sayesinde kısa sürede burada padişah musahipliğine kadar yükseldi. Bundan sonra sırasıyla doğancıbaşı, kaptan-ı derya, Şam beylerbeyi, Erzurum beylerbeyi, Diyarbekir beylerbeyi, Çerkez Mehmed Paşa’nın yerine 1625 yılında sadrazamlık makamlarına getirildi. Bu tayinde yeniçeri ağası Hüsrev Ağa ile Defterdar Baki Paşa’nın büyük rolleri olmuştu. Ardından Bağdat seraskerliğiyle görevlendirilen Hafız Ahmed Paşa karargahını Çermik sahrasına kurdu ve burada bir yandan kuvvetlerinin toplanmasını beklerken bir yandan da erzak tedarikiyle meşgul oluyordu. Ahmed Paşa, bir süre Çermik sahrasında kaldıktan sonra oradan hareketle önce Musul’a, ardından Kerkük’e vardı ve 1625 yılında Bağdat’ı kuşattı. Hafız Ahmed Paşa askeri cesaretlendirmek için bizzat siperlere giriyor ve atılan lağımları denetliyordu.

Kuşatmanın yetmiş ikinci günü patlatılan bir lağımın açtığı gedikten askerler Bağdat’a girdilerse de müdafiler tarafından kısa sürede püskürtüldüler. Şahın ordusunun yaptığı hücumda Osmanlı kuvvetleri büyük kayıplara uğradı ancak buna rağmen Ahmed Paşa muhasarayı kaldırmadı. Hatta bazı tavizlerle Bağdat’ı ele geçirmek üzere iken askerleri yiyecekleri kalmadığını bahane ederek onu kuşatmayı kaldırmaya mecbur ettiler. Sonucun böyle olmasında Paşa’nın, maiyetindeki kimselerin fikirlerine gereğinden fazla önem vermesinin ve sıcaklar yüzünden askerlerin büyük bir kısmının hummaya yakalanmasının da etkisi olmuştur. 1626 yılında görevinden alınan paşa, İstanbul’a geldi padişahın kız kardeşi Ayşe Sultan ile evlendi. Rütbesi önce ikinci vezirliğe, ardından üçüncü vezirliğe düşürüldüyse de 1631 yılında Hüsrev Paşa’nın yerine ikinci defa sadrazamlığa getirildi. Ancak bu defaki sadareti çok kısa sürdü. Zira sadaret kaymakamı Topal Recep Paşa, askerin Hüsrev Paşa’ya olan sevgisini istismar ederek yeniçerilerin Atmeydanı’nda toplanmasını ve Hafız Ahmed Paşa’nın kendilerine teslim edilmesini istedi. Ahmed Paşa bunun üzerine padişahın huzuruna çıkmak istemiş fakat zorbaların hücumuna uğrayarak yaralanmıştı. Yaralı olarak huzura çıkıp sadaret mührünü IV. Murad’a teslim eden paşa bir süre Babüssaade’de padişahla konuştu. Hafız Ahmed Paşa askerin yatışmayacağı, hatta sonunda işin IV. Murad’ın tahttan indirilmesine kadar gidebileceği endişesiyle askerin ortasına atıldı ve dövüşe dövüşe öldü.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Köprülü, F.Orhan, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 1997, cilt 15, sayfa: 84-85

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun