Hadım Hasan Paşa

Osmanlı sadrazamı.

Hayatı 

Hayatının ilk yılları hakkında bilgi yoktur. Enderun’da yetiştiği, 1580 yılında hazinedarbaşılıktan vezaret rütbesiyle Mısır beylerbeyi olduğu bilinmektedir. Bu görevde iken adı zulüm ve rüşvet olaylarına karıştı; 3 yıla yakın süren beylerbeyiliği sırasında büyük miktarlarda para topladığı söylentileri çıktı. Hakkında yapılan şikayet üzerine görevinden alındı ve bir müddet İstanbul’da Yedikule Zindanı’nda hapsedildi. Bu arada mallarına el konuldu.

III. Murat’ın annesi Nurbanu Sultan’a olan yakınlığı nedeni ile ayrıca sunduğu para ve hediyeler sayesinde affedilen paşa, Anadolu beylerbeyiliğine getirildi ve bu görevindeyken Gence Muhasarasına katıldı. 1588 yılında Şirvan beylerbeyi olan Hadım Hasan Paşa aldığı şikayetler üzerine vezirliği kaldırıldı. Saray tarafından sevilmesi affını kolaylaştırdı ve Gence fethinin ardından bir süre bu şehrin koruyuculuğunda bulundu.

1594 yılında kubbe vezirliğine, 1596 yılında İstanbul kaymakamlığına, bir yıl sonra ise III. Mehmet’in annesi Safiye Sultan’ın aracılığıyla veziriazamlığa getirildi.

Hakkında Söylenenler

Kaynaklarda “son derece mürtekip” yani kazanç karşılığı uygunsuz işler çeviren bir kişi olarak nitelendirilen Hasan Paşa’nın yüksek devlet görevlerini müzayede usulüyle satıp aldığı paraları valide sultana verdiği belirtilir. Nitekim kendisi de, “Beni valide sultan kısta kesmiştir” diyerek bunu itiraf etmiştir.

Sadrazamlık görevinde iken Safiye Sultan’a her hafta hediyeler sunan paşa, daha önce kendisinin hapsedilmesine sebep olan Kapıağası Gazanfer Ağa’ya kin besliyor ve onu ortadan kaldırmak istiyordu. Bunun için III. Mehmed’e başvurduğunu duyan Gazanfer Ağa, Hasan Paşa’nın devlet tayinlerinden aldığı paraları valide sultana verdiğini ifşa etti.

Saray’da taraftarı çok olan Gazanfer Ağa’nın telkinleri sonucu nihayet yakalanan Hasan Paşa, yedikule’de hapsedildi ve birkaç gün sonra da öldürüldü. 1598 yılında gerçekleşen bu olay hakkında kaynakların belirttiğine göre; paşa idam kararını büyük tevekkülle dinleyerek yatsı namazını kılmış ve vakıflarının devam ettirilmesini, cesedinin ise sebilin yanına gömülmesini vasiyet etmiştir. Ölümüne ‘’Vakt-i tekmil’’ notu düşülmüştür.

Ölümünün ardından hazinesine el koymak için evine giden yeniçeri ağaları, hazinesinin tamamına ulaşamamış bir süre sonra 100.000 altın daha ele geçirebilmiştir.

5 ay sadrazamlık görevinde bulunan paşa, İstanbul’da Cağaloğlu Sarayı civarında medrese, çeşme ve sebil yaptırmıştır. Vasiyeti üzerine buraya defnedilmiş, kaynaklarda akıllı, bilgili ancak aşırı derecede tamahkar ve mağrur bir kişi olarak tanımlanmıştır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özcan, Abdülkadir, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, cilt 15, 1997

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun