Hacı Bayram-ı Veli

  • Kişilği : Bayramiyye tarikatının kurucusu
  • Doğum : 14.yüzyılın ilk yarısı - Ankara
  • Ölüm : II. Murad Dönemi - Ankara

Anadolu topraklarında doğup büyüyen bir Türk mutasavvıfı tarafından kurulmuş ilk tarikat olan Bayramiyye’nin piri Hacı Bayram-ı Veli’nin doğum tarihi, adı , ailesi ve hayatının diğer safhaları hakkında bilgi yoktur. 16.yüzyıl müelliflerinden Lamii Çelebi, Hacı Bayram-ı Veli’nin Ankara’da Çubuk suyu diye tanınan nehrin kenarındaki Solfasol köyünde doğduğunu, akli ve şer‘i ilimleri tahsil ettiğini, Ankara’da müderrislik yaptığını, daha sonra Somuncu Baba’ya intisap ederek kemalatın en yüksek derecesine ulaştığını, çok etkili olan sohbetinin bereketi sayesinde birçok kimsenin yüce mertebelere vasıl olduğunu ifade eder. Hacı Bayram-ı Veli Kayseri’ye giderek burada Şeyh Hamid ile görüşmüş ve şeyhin zahir ulemasının ve batın erbabının ölülerinin mertebelerini kendisine gösterip hangisini tercih ettiğini sormuş, Hacı Bayram da batın erbabının hallerini tercih ettiğini söyleyerek müderrislikten ayrılıp tasavvuf yoluna girmiştir. Anadolu’da siyasi otorite boşluğunun yaşandığı Fetret Devri’nde Ankara’ya dönen Hacı Bayram’ın kaynaklarda bu yıllardaki faaliyetlerine ışık tutacak bilgi yoktur. Ancak mürşidi Somuncu Baba’nın yanından ayrılırken, “Sultanım, ne amel üzerine olalım, sanat bilmem ne işleyelim?” deyince, “Ekin ek, burçak ek” cevabını alması ve “Ankara’ya varıp burçak ekmesi”, Ankara’ya dönünce tekke ve zaviye inşa etmeyip çiftçilikle meşgul olduğunu göstermektedir.

Bu yıllarda manevi şahsiyetinin insanları giderek etkilemeye başladığı ve çevresinde bir derviş grubunun oluştuğu söylenebilir. Somuncu Baba’nın vefatı ve ertesi yıl Çelebi Mehmed’in Osmanlı tahtına geçişinin ardından bu etki daha da genişledi, II. Murad devrinde devleti rahatsız edecek kadar büyük boyutlara ulaştı. Hacı Bayram’ın II. Murad tarafından o dönemde devletin merkezi olan Edirne’ye çağrılmasıyla sonuçlanan bu olay sonucunda II. Murad, hakkında söylenenlerin iftira ve dedikodu olduğunu anlayarak kendisinden özür dilediği ve büyük bir saygı göstererek ondan Eski Cami’de vaaz vermesini rica ettiği kaynaklarda geçmektedir. Ankara’ya geri dönen Hacı Bayram’ın devletle ilişkileri konusunda bilgi yoktur. Ancak Bayrami dervişlerinin vergiden muaf tutulduğuna bakılarak tarikatın faaliyetlerini daha güven içinde sürdürdüğü söylenebilir. Bayramiyye tarikatı bu yıllarda Ankara ve çevresinde büyük bir yaygınlık kazandı. Sadık Vicdani, adlarını vermeden Hacı Bayram’ın on dört halife bıraktığını söylemekte; kaynaklarda sohbetinin çok etkili olduğu söylenmekteyse de bu sohbetlerin konusu hakkında bilgi verilmemektedir. Sade bir dille ve hece vezniyle yazılmış, vahdet neşvesini terennüm eden dört şiiri dışında Hacı Bayram’ın günümüze intikal eden eseri yoktur.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Azamat, Nihat, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 1996, cilt 14, sayfa: 442-447

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun