Gazneli Mahmud

İdarî kabiliyeti, siyaseti ve muazzam zaferleri ile Türk-İslâm dünyasının müstesna devlet adamlarından biri olan Mahmud Mahmud daha gençlik yıllarının başında devlet idaresinde görev almaya başladı. Mahmud bu dönemde babasıyla birlikte katıldığı savaşlarda cesaret ve zekâsıyla kendini gösterdi. Babası ölünce tahta geçen İsmâil’in hükümdarlığını tanımadı, kardeşi Nasr ve amcası Buğracuk’u da kendi tarafına çekti. İki kardeşin orduları karşılaştı, Mahmud İsmâil’in kuvvetlerini yenerek Gazneliler tahtına çıktı. Sultan Mahmud Begtüzün’ün ve Fâik’in, II. Mansûr’u yakalayıp gözlerine mil çekmesi ve yerine henüz küçük yaşta bulunan Abdülmelik b. Nûh’u tahta çıkarmaları üzerine Sâmânî emîrinin intikamını almak için harekete geçti. Yapılan savaşta Gazneli ordusu Sâmânî kuvvetlerini yenilgiye uğrattı. Mahmud bu zafer sonunda Horasan’ı ele geçirdi ve kardeşi Nasr’ı oraya vali tayin etti. Sâmânî Devleti’nin ortadan kalkmasıyla Mahmud her yönden bağımsız bir hükümdar sıfatını kazandı.

Dindar, zeki, ileri görüşlü, ihtiyatlı ve âdil bir hükümdar olan Mahmud Karahanlılar ile bir anlaşma yaparak kuzey bölgesini emniyete aldıktan sonra Hint seferine çıktı. Kâbil’in doğusunda Lamgan bölgesinde Hintliler’in elinde bulunan birkaç kaleyi ele geçirdikten sonra Gazne’ye döndü. Sultan Mahmud, Nagarkot’tan dönüşünden kısa bir süre sonra büyük bir ticaret merkezi olan Narâyan üzerine sefer gerçekleştirdi. Neticede Narâyan racası ile barış yapıldı; bu barış sayesinde Horasan ile Hindistan arasındaki yollar tüccarlara açıldı ve ticaret hız kazandı. Mahmud’un Hindistan’a yaptığı en önemli seferlerden biri Sûmenât seferiydi. 30.000 atlı ve pek çok gönüllüden oluşan ordusuyla Somnât Kalesi’ni fethetti. Buranın tapınağındaki büyük put yerinden sökülerek dört parçaya ayrıldı. Parçalardan ikisi Gazne’deki ulucami ve sarayın kapıları önüne konuldu, diğer ikisi Mekke ve Medine’ye gönderildi. Hindistan’a son seferini, kendisine saldıran bölgenin yerli halkı Catlar’ı cezalandırmak ve yol güvenliğini sağlamak için yaptı. Sultan Mahmud, bu seferleriyle Hint ülkesinde yüzyıllarca sürecek olan Türk-İslâm hâkimiyetinin temellerini attı, onun hâkimiyeti altındaki bölgelerde İslâm dininin yayılması, bağımsız Pakistan Devleti’nin teşekkülünde birinci derecede etken oldu.
 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Merçil, Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 27, 2003

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun