Fıtnat Hanım

  • Meslek : Şöhreti çok yaygın, en beğenilmiş kadın divan şairi
  • Doğum : İstanbul
  • Ölüm : 1780

Kültür seviyesi çok yüksek bir aileden gelen Fıtnat Hanım’ın esas adı kabir taşında görüldüğü üzere Şerife Zübeyde’ydi. Fıtnat Hanım, edebiyata düşkün, şiir söylemeyi seven şahsiyetler bulunan bir aile içinde medrese tahsili görmeden, klasik edebiyat için gerekli bilgi ve görgüyü kazanarak sanat kabiliyetini geliştirmek gibi bir imkânı elde etmiş nâdir Osmanlı kadınlarından biriydi. İlmiye ricalinden Derviş Mehmed Efendi ile evlendi. Şiirden hoşlanmaz, basit ruhlu bir kimse olduğu rivayet edilen kocası, Fıtnat Hanım’ın annesinin mensup bulunduğu ve Âl-i Feyz diye anılan Şeyhülislâm Şeyyid Feyzullah Efendi ailesindendi. Kendi hikemî şiirleri yolunda manzumeler yazan Fıtnat üzerinde Râgıb Paşa’nın büyük bir tesiri olduğu, onun yardımı ile yetiştiği ve şöhret kazandığı hep söylenir. Ayrıca birbirleriyle “müşâare”leri bulunduğundan da daima bahsedilir.

Fıtnat Hanım, klasik edebiyatta gelmiş geçmiş kadın şairlerin içinde nazım tekniğine en hâkim, ifadesi en pürüzsüz ve kuvvetli olanı idi. Şairliğinde mühim bir yeri olan nazîrelerinin en çoğunun babası Esad Efendi ile kardeşi Mehmed Şerif Efendi’nin manzumelerine ait oluşu her ikisinin bu tesirdeki hisse ve yardımın derecesini açıkça gösterir. Küçük hacimli divanında tercibend ve terkibbend dışında sayıları çok olmasa da klasik şiirin hemen hemen her şeklini kullanmış olan Fıtnat, kaside ve benzeri geniş çerçeveli manzumelerden çok gazel, kıta, rubâî çapında küçük hacimli şiirler yazmayı tercih etti. Fıtnat Hanım, zamanının padişahları içinde sadece I. Mahmud hakkında kaside yazdı. I. Mahmud dışında devrinin diğer padişahları için kaside yerine tarih manzumeleri yazmayı tercih etti. İfadesinin düzgünlüğü daima dikkat çeken Fıtnat, imaj ve işlediği mazmunlar yönünden sınırlı bir çerçeve içinde kaldı, parlak teşbihler, çarpıcı imajlar peşinde olmadı. Özellikle devamlı şekilde bülbül, gül, nergis, gîsû, hat etrafında toplanan mazmunları işledi. Bu mazmunlarda, sevgilinin fizik güzelliğini yapan tarafları tabiattaki güzel varlıklardan üstün tutan, bunları onun güzelliği karşısında hep sönük duruma düşer gösteren bir mukayese yürütmekten hoşlandı.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Akün, Ömer Faruk, Türkiye Diyanet vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 13, 1996

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun