Fernand Braudel

Fernand Braudel
  • Doğum : 24 Ağustos 1902 - Fransa
  • Ölüm : 27 Kasım 1985 - Fransa
  • Meslek : Tarihçi
  • Ekol : Annales

Akdeniz ve Akdeniz dünyası ile ilgili çalışmalarıyla dünya çapında şöhret olmuş tarihçi ve Annales okulunun önde gelen temsilcisidir. İlim dünyasına olan katkılarından ötürü Brüksel, Oxford, Madrid, Cenevre, Floransa, Varşova, Cambridge, Sao Paolo, Padova, Londra, Chicago, Saint-Andrews ve Edinburgh üniversiteleri ona fahri doktorluk unvanı vermiştir. Ayrıca araştırmayı teşvik etmiş, şimdi her biri büyük tarihçi olan çeşitli milletlerden genç araştırmacıların yetişmesinde katkı sağlamıştır. Akdeniz’e olan ilgisinden ötürü Osmanlı tarihine de büyük bir yakınlık duymuştur.

Hayatı

Fransa’nın Meuse ilinde dünyaya gelen Braudel, ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1923 yılında Sorbonne Üniversitesi’nde tarih bölümünü bitirmiştir. 1937 yılına kadar liselerde tarih öğretmenliği ve Sao Paolo Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmıştır.

II. Dünya Savaş’ında Almanlar’a esir düşmüş; esir olduğu sırada kampta yazdığı doktorasını 1947 yılında savunmuştur. Bu tezinde ortaya attığı yeni tarih görüşü kimi  tarihçileri şaşırtmış kimilerini ise büyülemiştir. Braudel bu görüşlerini Annales dergisinin etrafında oluşan okula borçludur; zira kendisi de 1946 yılında bu derginin yöneticileri arasına girmiştir. 1962 yılında Maison des Sciences de I’Homme’un ilk yöneticisi oldu.

Başta Annales dergisi olmak üzere pek çok dergide makale yayımlayan Braudel, geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmayı başarmıştır.

Fernand Braudel 3 cilt halinde kendi ülkesi Fransa’nın tarihini yazarken Kasım 1985 yılında hayatını kaybetmiştir.

Braudel ve Annales Okulu 

1929 yılında yayım hayatına başlayan Annales adlı dergi, bir süre sonra bir yenilikçi tarihçiler topluluğu haline gelerek o zamana kadar hakim geleneksel tarih anlayışını değiştirmiş ve ‘’yeni tarih’’ , ‘’Annales tarihçiliği’’ adı verilecek yeni anlayışını oluşturmaya başlamıştır.

Annales ilk olarak tarihin bölümlere ayrılamayacağı ilkesini savunmuştur. Bu okulun mensuplarına göre tarihçinin görevi sosyal ve tarihi değişim sürecinin bütünlüğünü yakalayabilmektir.

İkinci ilke olarak tarihin, hızlı değişenden (olay) çok yavaş değişeni (olgu) araştırılan ilim dalı olduğudur. Tüm dünyada büyük bir ilgiyle karşılanmış olan bu yeni tarihçi tutum, insan bilimlerinin tamamını tarihin çatısı altında tek bir ilim haline getirme yönünde adımlar atılmasına neden olmuştur. İktisat tarihi yeni bir canlılık kazanırken, sosyal tarih denilen yeni bir disiplin ortaya çıkmıştır.

Bu okulun Türk tarihçileri üzerinde de büyük bir etkisi olmuştur. Öyle ki Halil İnalcık, Fuad Köprülü, Ömer Lütfi Barkan gibi Türk tarihçileri bu yeni anlayışı benimsemişlerdir.

Braudel, bu okul çerçevesinde ilme en büyük katkısı 2 dev eser olmuştur. 2 ciltlik Akdeniz ve 3 ciltlik Maddi Uygarlık, Ekonomi ve Kapitalizm adlı kitaplarında uyguladığı metotta ortaya çıkmakta; tarihçinin dediği gibi her iki eser de 3 katlı birer bina olarak inşa edilmiştir.

İlk kat yavaş değişenin, dip dalgalarının veya doğrudan doğruya yapıyla iliği unsurların tarihidir. Birinci kat ise ekonominin ve toplumla ilgili hususların incelendiği kesimdir. Sonuncu kat ise hızlı değişeni yani olayı ve siyaseti incelemektedir. Böylece 3 katlı olarak ele alınmasının sonucu bütüncül tarih fikrinin ortaya çıkmış olmasıdır. Braudel’e göre artık en basit sayılan insani olay ve olgular artık tarihin konusudur.

Braudel’in tarih metodunun ikinci unsurunu zamansallıklar, üçüncü unsuru uzun süreç adını verdiği kavram oluşturmaktadır.

Osmanlı tarihine olan ilgisiyle de tanınan Braudel, Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi başına bir ekonomi-dünya oluşturduğunu yani siyasi ve coğrafi sahası içinde kendine yeterli bir ekonomik birim meydana getirdiğini söylemektedir. Ancak bu yeterliliğin Osmanlı ekonomisinin durgun kalmasına, uzun zaman dilimi içinde pek fazla değişim göstermemesine yol açtığını savunmaktadır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kılıçbay, A. Mehmet, İslam Ansiklopedisi, 1992, cilt: 6, sayfa: 333/35

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun