Epikür

Epikür
  • Önem : Helenistik felsefenin en önemli düşünürlerinden, zevki kutsayan felsefe tarzı ile tanınmaktadır
  • Doğum : MÖ 429
  • Ölüm : MÖ 347

Helenistik felsefenin en önemli düşünürlerinden, Atina’nın dost canlısı, neşeli öğretmeni filozof Epikür, zevki kutsayan felsefe tarzı ile tanınmaktadır. Sisam Adası’nda dünyaya gelen Epikür, Atinalı bir sömürgeci askerin oğluydu. Ailesi diğer Atinalılar birlikte Sisam’dan sürgün edildiğinde bir mülteci oldu. Henüz çocuk denilebilecek bir yaşta, 14 yaşındayken felsefe çalışmalarına başladı. Bu düşüncelerinin bir nevi paylaşım ağı olarak görülen kendine ait felsefe okulunu MÖ 311 yılında kurdu. MÖ 307 yılında ise bu okulu Atina’ya taşıdı.

Epikür, gerek düşünce yapısı gerekse de tavırlarıyla Atina’nın o güne kadar gördüğü Sokrat gibi önemli filozoflardan farklı şeyler söyleyip farklı şekilde yaşıyordu. Geçmiş Antik Yunan filozofları gibi alçak gönüllü ve çileci bir yaşamdan ziyade, öğrencilerine zevkin kötü bir şey olmadığını öğretiyordu. Özellikle dostluk ona göre en asil zevkti. Epikür ön gördüğü düşünceleriyle her ne kadar hazcı bir izlenim sunsa da hazcı biri değildi. Basit bir hayat yaşamış ve seksten uzak durmuştu. Bununla birlikte acı ve korkudan mümkün olduğunca kaçınılması gerektiğine inanıyor ve öğrencilerine bu şekilde öğretiyordu. Korku duygusuna yaklaşımı, onun Antik Yunan dinini pek çok yönden eleştirmesini sağladı. Ona göre bu din, Yunanlılara ölümden sonra cezalandırılacaklarını söyleyerek onların ölümden korkmasına neden oluyordu. Epikür, ürettiği fikirleri kâğıt kaleme dökmüş biri olarak üç yüzün üzerinde eser ortaya koyduğu düşünülmektedir.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

David S. Kidder, Noah D. Oppenheim, Entelektüelin Kutsal Kitabı, Maya Kitap, 2013

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun