Edirneli İbrahim Efendi

  • Meslek : Osmanlı reîsülulemâsı, sultan imamı ve bestekâr
  • Doğum : 1629- Edirne
  • Ölüm : 1691

Edirne’de ciddi bir eğitimden geçerek kendini yetiştiren ve hıfzını tamamlayan Edirneli İbrahim Efendi oldukça önemli isimlerden ders aldı. Onun ders aldığı kişiler arasında Çelebi Yahyâ Efendi’nin ayrı bir yeri vardı. Görev aldığı yerler arasında Selimiye Camii imamlığı ve Beyazıt Camii hatipliği gibi mevkiler yer alan İbrahim Efendi daha sonra saraya alındı. Ardından Hâfız Mehmed Efendi’nin yerine sultan imamlığına getirildi ve kendisine İstanbul pâyesi tevcih edildi. Saraydaki görevi devam ederken Kamaniçe’nin fethinden sonra sırasıyla Rumeli kazaskerliğine, Şeyhülislâm Ebûsaidzâde Feyzullah Efendi’nin yerine Anadolu kazaskerliğine getirildi. Bu görevlerden yaklaşık beş ay sonra da Şehzade Mustafa ile Şehzade Ahmed’e hoca olarak tayin edildi. Daha sonra Sultan I. Ahmed Medresesi müderrisliğiyle görevlendirildi. İkinci kez Rumeli kazaskerliğine getirilen İbrâhim Efendi’nin bu görevi uzun sürmedi ve ardından emekliye ayrıldı. Kıbrıs’a sürgün olarak gönderildikten üç ay sonra vefat etti ve buradaki Ayasofya Camii hazîresine defnedildi.

Beş padişah devrinde yaşayan İbrahim Efendi, şöhretini özellikle büyük iltifat gördüğü IV. Mehmed döneminde kazandı. IV. Mehmed’in saltanatının sonlarına doğru kazaskerlikle imamlığı birleştiren Edirneli İbrahim Efendi “reîsülulemâ” oldu. Öte yandan kıraat ilminde de söz sahibi olan İbrahim Efendi bu alanda çok sayıda talebe yetiştirdi. Aynı zamanda güzel bir sese sahip olan İbrâhim Efendi, mûsikideki nazarî bilgisinin yanı sıra bestelediği dinî ve din dışı formdaki eserlerle zamanının mûsikişinasları arasında seçkin bir yer edinmeyi başardı. Çeşitli el yazması güfte mecmualarında bazılarının güftesi de kendisine ait beste, şuğul ve tesbîh formunda eserlerine rastlanmaktaysa da bunlardan hiçbirinin notası günümüze ulaşmadı. Onun mûsikideki müstesna kişiliğinden Atrabü’l-âsâr’da bahsedildikten sonra yüksek ilmî pâyeler aldı. Mütevazı bir kişiliğe sahip olan İbrahim Efendi adının Bestekârlar arasında zikredilmesinden utanırdı. Bu sebeple bestelerinin yayılmasını arzu etmediği belirtilir. 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Özcan, Nuri, Edirneli İbrahim Efendi, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 2000, c.21, sf.296

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun