Ebu Hureyre

  • Önem : Çok hadis rivayet etmesiyle tanınan sahabe.
  • Ölüm : 678

En çok hadis bilen ve hadisleri en iyi ezberleyen sahâbî olan Ebû Hüreyre’nin künyesiyle ilgili en yaygın rivayet, koyun otlatırken bulduğu kedi yavrularını elbisesinin eteğine koyup onlarla oynadığı için kendisine “Ebû Hüreyre” dendiği şeklindedir. 628 yılının başlarında Tufeyl b. Amr ed-Devsî vasıtasıyla Müslüman olduğu ve Resûlullah ile görüşmek üzere aynı yılın muharrem ayında Medine’ye gittiği bilinmekle beraber onun daha önce Müslüman olmayıp Medine’ye İslâmiyet’i kabul etmek üzere geldiği de rivayet edilir. Ebû Hüreyre Medine’ye ulaştığı günden itibaren kendisini tamamen dine verdi ve Resûlullah’ın yanında bulunduğu sürece dünyevî hiçbir arzu peşinde koşmadı. Bazılarının ganimetlerden daha fazla pay almaya çalıştığı günlerde Hz. Peygamber’in, ganimet talebinde bulunup bulunmadığını sorması üzerine Allah’ın verdiği ilimden kendisine bir şeyler öğretmesini istedi. İslâmiyet’i geç benimsediği için kaybettiği yıllarını telâfi etmek amacıyla, açlıktan bayılacak dereceye geldiği halde Mescid-i Nebevî’deki Suffe’den ayrılmadı.

Mekke’nin fethinden önce hicret ettiği için hicret sevabı alması, üç yıl boyunca Hz. Peygamber’in sohbetinde bulunması, onu ve annesini müminlerin sevmesi için Resûl-i Ekrem’in dua etmesi ve hadise gösterdiği ilgiyi takdirle karşılaması onun meziyetlerinin en önemlileridir. Kısmen Hayber fethine ve daha sonra yapılan gazvelerin hepsine katılan Ebû Hüreyre Hz. Peygamber’in, düşmanlara karşı oluşturduğu bazı özel timlerde de görev aldı. Daha sonra onun Yermük Savaşı’na ve Cürcân’ın fethine katıldı. Hz. Peygamber Hindistan’ın fethedileceğini müjdeleyince canıyla ve malıyla bu savaşa da katılacağını söyledi. Halife Ömer, Kudâme b. Maz‘ûn’u zekât ve vergi âmili olarak Bahreyn’e gönderirken Ebû Hüreyre’yi de orada namaz kıldırıp kazâ işlerine bakmakla görevlendirdi. Daha sonra onu görev yaptığı Bahreyn’e iki defa vali olarak tayin etti. Hz. Osman’ın hilâfetini destekleyen Ebû Hüreyre, halifenin evi isyancılar tarafından kuşatıldığı zaman kılıcını alıp onun yanına gitti. Fakat Hz. Osman Müslüman kanı dökülmesini istemediğini söyleyerek ona kılıcını bıraktırdı. İslâm tarihinde fitnenin başlangıcı olarak kabul edilen bu olaydan sonra Ebû Hüreyre Müslümanlar arasında çıkacak kargaşadan uzak durulması gerektiğini belirtir, bu fitnelerden kurtulmanın yegâne yolunun silâha el atmamak olduğunu söylerdi.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kandemir, M. Yaşar, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopesi, Cilt 10, 1994

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun