Drina Köprüsü

Drina Köprüsü
  • Mimar : Mimar Sinan
  • Yer : Bosna-Hersek- Vişegrad
  • Tarih : 1577-78

Köprü aslında Vişegrad veya bânisi Sokullu Mehmed Paşa’nın adlarıyla tanınmaktaysa da 1960’tan sonra Yugoslav yazarı İvo Andrič’in romanı dolayısıyla altından geçen akarsuyun adıyla şöhret buldu. Osmanlı hâkimiyeti döneminde Evliya Çelebi köprüyü gördü ve kitâbelerini kısmen kaydetti. Yüzyıllarca hizmet veren ve sağlamlığı ile çevrede yaşayanların atasözlerine de giren köprü 1664 ve 1875’te tamir edildi, 1896’daki taşkında sadece korkulukları zarar gördü. Avusturyalılar tarafından 1911’de yapılan bir tamirin arkasından I. Dünya Savaşı sırasında 1914-1915’te batıdaki üç ve dördüncü ayaklarla birlikte üç kemeri tahrip edildi. Bir süre üzerine yapılan bir ahşap ilâveden geçildi, 1939’da köprünün yıkık kısımları ihya edildi, fakat II. Dünya Savaşı içinde 1943’te dört ayak ve beş kemer tekrar yıkıldı. Bunun üzerine 1949’da köprünün tamirine başlandı 1952’de tamamlandı. Çok muntazam işlenmiş kesme taşlardan yapılan köprünün bir ucu 90 derecelik bir açı teşkil edecek şekilde kıvrıktır. Ortada, kademeli bir çıkma üzerine oturan çift renkli geçmeli mermerden kemeri olan kitâbe köşkü bulunur. Kitâbe köşkünün tam karşısında yine kademeli bir çıkma üzerinde bir dinlenme sofası yer alır. Taş sedirli bu dinlenme sofası, eski fotoğraflardan anlaşıldığına göre 1949-1952 restorasyonunda ihya edildi.

Avrupa’da Türk mimarisinin asalet ve güzelliğini gözler önüne seren bir sanat abidesi olan bu köprünün akarsu üzerindeki esas köprü kısmı, Cevdet Çulpan tarafından verilen ölçülere göre 179 m. uzunluğunda olup on bir gözlüdür. Ortadaki büyük kemerler 14,79 m. ve 14,20 m. açıklıkta, diğerleri 11,50 m.-13,50 m. arasında değişen açıklıklardadır. Ayak kalınlığı ortalama 4 m. civarında olup yola bağlantıyı sağlayan kıvrık kısım ise 120 m. uzunluğundadır. Köprünün masif taş levhalardan korkulukları vardı. Ayakların aralarında içleri dolu ikişer kör kemer bulunur. Bunların aslında açık olarak düşünüldüğü ve taşkın gözleri oldukları ileri sürülürse de ilk yapımda cepheye hareketlilik kazandırmak için dolu olarak yapıldıkları da düşünülebilir. Eski köprülerin pek çoğu için olduğu gibi Drina Köprüsü için de hepsi birbirine benzeyen birtakım efsaneler, halk söylentileri uyduruldu. Andrič’in romanında köprünün mimarını Rade adında bir Bosnalı olarak göstermesi ilmî gerçeklere aykırıdır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Eyice, Semavi, Drina Köprüsü, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 9, 1994

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun