Dördüncü Vakıf Han

Dördüncü Vakıf Han
  • Yer : İstanbul, Eminönü
  • Tamamlanma Tarihi : 1926
  • Mimarı : Mimar Kemaleddin

Mimar Kemaleddin tarafından İstanbul’a kazandırılan en yetkin binalardan biri olan Dördüncü Vakıf Hanı, simgeleşmiş çağdaş yapılardan biri olarak İstanbul kent kültürünün bir parçası konumunda. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne gelir sağlayan binalar olan vakıf hanlarından olan Dördüncü Vakıf Hanı 1911 yılında inşa edilmeye başlandı. Savaş nedeniyle yapımı yarıda kalan bina 15 yıl sonra 1926 yılında tamamlanabildi. 1990’ların sonunda adliye binası olarak kullanılmak üzere boşaltılan ve ardından kaderine terk edilerek harabe haline gelen bu eşsiz yapı, 2005 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 25 yıllığına kiraya verildi. Restorasyon için yaklaşık 30 milyon TL harcandığı belirtilen bina özel bir otel adı altında beş yıldızlı bir otel olarak hizmet veriyor.

Düzgün olmayan bir arsa üzerinde konumlandığı için arka kısmı kademeler halinde gelişen hanın Hamidiye Caddesi’ne bakan ön cephesinin iki tarafındaki simetrik iki ayrı girişten “U” biçimli pasaja erişim sağlanıyor. Zemin ve ara kat her biri ikişer katlı 24 dükkân içeriyor. Diğer katlarda ise her katta 37 adet olmak üzere, toplam 148 ofis odası öngörülerek yapılmıştır. Birinci Ulusal Mimarlık döneminin diğer binalarında da olduğu gibi zengin bezemeli ön cephede, köşe sütunçeleri bezemeli kare plakalar, gülbezeklerle donatılmış durumda. Cumbaları taşıyan taş konsollar ise mukarnaslar, madalyonlar, gülbezekler ve rumi motiflerle bezeli. Dördüncü kattaki kemerlerin köşelerinde ise mavi, beyaz ve turkuaz tonlarında çiniler yer alıyor. Ayrıca yapı ve mimarı Mimar Kemaleddin'in resimleri teni 20 TL’lik banknotların üzerinde yer almakta.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Meltem Cansever, Türkiye’nin Kültür Mirası 100 Şaheser, NTV Yayınları, 2011

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun