Derviş Vahdeti

Derviş Vahdeti
  • Önem : 31 Mart Vak‘ası sorumluları arasında idam edilen, Volkan gazetesinin sahibi ve başyazarı
  • Doğum : 1870 - Lefkoşe
  • Ölüm : 19 Temmuz 1909 - İstanbul

Medreseye girerek Arapça ve fıkıh okuyan Vahdeti ardından Nakşibendî tarikatına intisap etti. Lefkoşe’deki Ayasofya Camii’nde müezzinliğe başladı. İngilizce öğrenmek için Larnaka’daki bir misyoner okuluna devam etti. Fakat bir müddet sonra okulu terk ederek kendi kendine İngilizce öğrenmeyi sürdürdü. İngilizcesi yeterli düzeye gelince adadaki İngiliz idaresine memur olarak girdi. Burada İngiliz kültüründen etkilendi. İstanbul’dan, II. Abdülhamid rejiminden kaçıp Paris’e giderken Kıbrıs’a uğrayan hürriyetçi gençlere de yardımcı oluyordu. Bu yüzden Jön Türk adıyla anılmaya başlandı ve Sultan Abdülhamid’e dil uzattığı gerekçesiyle bir ara sorguya çekildi. “Üstâd-ı hürriyyet” dediği Ziya Gökalp’in sohbetlerine katıldı ve ondan etkilendi. Ayrıca Şeyh Hacı Ahmed ile tanışarak tasavvufî bilgisini ilerletti. Kendi anlattıklarına göre Hacı Ahmed’den aldığı tasavvufî tesiri Ziya Gökalp’ten edindiği felsefî kültürle birleştirdi. Bu halet-i ruhiye ile Vahdetî adını benimsedi. İstibdada karşı yapılan Telgrafhâne işgaline katılan Vahdetî, II. Meşrutiyet’in ilânından kısa bir süre önce derviş kıyafetine girerek kaçtı. Ancak bir süre sonra yakalandı ve üç gün sonra da Diyarbakır’a geri getirildi. Meşrutiyet’le birlikte ilân edilen umumi aftan faydalanarak serbest kaldı.

Meşrutiyet’in sağladığı serbest ortamdan faydalanarak çıkarılan çeşitli gazeteler gibi Derviş Vahdetî de bir gazete çıkarmak için saraydan yardım istediyse de bu isteği reddedildi. Kendi imkânlarıyla Volkan gazetesini çıkarmaya başladı. Gazetenin muhtevası “İslâmcı, hürriyetçi ve insaniyetçi” olarak belirlendi. Bir müddet sonra kendisi bir İttihâd-ı Muhammedî Cemiyeti kurarak gazetesini bu kuruluşun yayın organı yaptı. Cemiyet 31 Mart Vak‘ası’ndan on gün önce, Ayasofya Camii’nde yapılan büyük bir törenle resmen açıldı. Siyasî ortamın iyice gerginleşmesinin ardından 31 Mart Vak‘ası patlak verdi. Olayları başlatan askerlerin, İttihâd-ı Muhammedî Cemiyeti’nin açıldığı gün dağıtılan küçük bayrakları taşıması dikkatleri Vahdetî’nin üzerine çekti. Volkan’da yayımlanan yazılar ve özellikle Vahdetî’nin II. Abdülhamid’e yazdığı açık mektup halkı ve askerleri tahrik edici nitelikte bulundu. Vahdetî sorgulanmak üzere mahkemeye çağrıldı. Derviş Vahdetî İttihatçılar’ın adaletine güvenmediği için İstanbul’dan kaçtı. İzmir’de ihbar edilince tutuklandı. İstanbul’a getirilip dîvânıharpte yargılandı. Görünüşte “Abdülhamid’e Açık Mektup” adlı makalesinden dolayı hakkında dava açılan Vahdetî, 31 Mart Vak‘ası’nın müsebbibi olarak idama mahkûm edildi.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Kurşun, Zekeriya, Kahraman, Kemal, Derviş Vahdeti, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1994, Cilt:9, sf:198-200

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun