Delhi Sultanlığı

  • Kurucusu : Gūrî Sultanı Muizzüddin Muhammed b. Sâm
  • Kuruluş Tarihi : XII. yüzyılın son çeyreğinde
  • Dönem : 1206 – 1526
  • Hanedana Geçenler : Memlükler, Halacîler, Tuğluklar, Seyyidler, Lûdîler
  • Yer : Hindistan

Bağımsız bir sultanlık haline gelişi, Türk kumandan Kutbüddin Aybeg’in Muizzüddin’i öldürüp tahta geçmesinden sonra oldu. Sultanlığın gerçek anlamda kurucusu ise Şemseddin İltutmış’tı. İltutmış, Kutbüddin Aybeg’in ölümünden sonra taht iddiasında bulunan Tâceddin Yıldız ve Nâsırüddin Kabâce’yi ortadan kaldırarak tahta oturdu. Ölümünden sonra sultanlık otuz yıl kadar süren siyasî kargaşa ve karışıklık dönemi yaşadı. Arka arkaya beş Delhi sultanı öldürüldü veya tahttan indirildi. Sultanlık Gıyâseddin Balaban’ın tahta geçmesiyle istikrara kavuştu. Gıyâseddin Balaban’ın akıllı yönetimi ile kısa zamanda düzeni sağladı fakat sağlığı bozulunca Emîr Celâleddin Fîrûz Şah Halacî bir darbe ile tahtı ele geçirdi. Böylece Delhi Sultanlığı’nda Halacî hânedanı dönemi başladı ve karışıklıkların devam etmesi üzerine Tuğluklular başa geçti. Sultanlıkta taht kavgası ve kargaşa hiç bitmedi. Tahtın kısa aralıklarla el değiştirdiği bu karışıklar içerisinde Seyyidler hânedanı dönemi ve ardından Lûdîler hânedanı devri başladı. Bu dönemde Delhi Sultanlığı’nın üstünlüğü tekrar kabul edildi ve sultanlık eski itibarını kazandı. Sultanlığın sınırları genişledi. Bâbür’ün Delhi’ye yürümesi ve ünlü Pânîpet Savaşı’nda İbrâhîm-i Lûdî’yi mağlûp ederek öldürtmesiyle Hindistan’da Delhi Sultanlığı dönemi sona erdi ve Bâbürlü Hint-Türk İmparatorluğu’nun hâkimiyeti başladı.

Delhi Sultanlığı Hindistan’ın sosyal, ekonomik ve siyasî hayatında büyük değişikliklere sebep oldu. Her şeyden önce Hindistan’daki çok sayıda devletçik zamanla ortadan kalktı ve merkezî idare gelişti. Delhi Sultanlığı’nda merkezî idare genel olarak İran modeli üzerine kuruldu. Delhi Sultanlığı’nda devletin resmî dili Farsça idi. Zamanla bu dil ile yerlilerin dili Hintçe’nin karışımından Ordu dili de denilen Urduca ortaya çıktı. Delhi Sultanlığı’nın aslî unsuru olan Müslüman Türkler Moğol tehdidi yüzünden Hindistan’da, dolayısıyla yoğun bir Hindu atmosferinde yaşadıkları için Sünnîliğe sıkı sıkıya bağlı kaldı. Delhi Sultanlığı dönemi Hindistan’daki İslâm mimarisi açısından da önemliydi. Bu devrin en mühim eserleri Delhi’de bulunur. Delhi sultanlarının adıyla anılan Tuğlukâbâd, Fîrûzâbâd gibi Delhi şehirleri de bunu gösterir. Eski Delhi’de Hindistan’daki Türk İslâm hâkimiyetinin muhteşem anıtı, 1119’da Kutbüddin Aybeg tarafından inşası başlatılıp 1130’da İltutmış zamanında tamamlanan Kutub Minâr’dır.

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Farooqı, Naımur Rahman, Delhi Sultanlığı, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 9, 1994

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun