Çinili Köşk

Çinili Köşk
  • Yer : İstanbul
  • Tarih : Fatih Sultan Mehmed
  • Banisi : 1472/73

Topkapı Sarayı’nı sınırlayan sur içinde yer alan Çinili Köşk, Sur-ı Sultani’nin içinde olmakla beraber sarayın esas sınırlarının dışında ve birinci avlusundan Haliç girişine doğru inen yamacın üzerinde inşa edildi. Bu sebeple giriş cephesinin arazi seviyesinden fazla yüksek olmayışına karşılık Haliç’e bakan arka cephesi oldukça yüksekte kalmaktadır. Çinili Köşk’ün karşısında ikinci bir kasır daha yapıldı ancak bu mekan bugün Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır. Diğer adıyla Sırça Saray olarak anılan bu tarihi yapı, 1737 yılında bir geçirdiği yangında harap oldu ve bilhassa cephe mimarisini önemli ölçüde değiştiren bir tamir gördü. Esas binanın mimarisine aykırı düşen bu restorasyonun, Türk yapı sanatına yabancı tesirlerin sızmaya başladığı Sultan I. Mahmud devrinde yapıldığı tahmin edilmektedir. Yeni kurulmasına çalışılan Arkeoloji Müzesi’ndeki eserler, evvelce Hagia Eirene Kilisesi iken daha sonra iç cebehane-harbiye ambarı olan binada toplandıktan sonra bunların Çinili Köşk’e taşınması uygun görüldü ve 1873 tarihli tezkere ile Maarif Nezareti tarafından tahsisi istenen köşk, bünyesinde bazı değişiklikler yapıldıktan sonra Asar-ı Atika Müzesi olarak açıldı.

Ne yazık ki Çinili Köşk müzeye çevrildiğinde bilhassa içindeki çinilere zarar veren bazı kötü uygulamalara maruz kaldı. Müze-i Hümayun müdürü olan Osman Hamdi Bey zamanında ise Çinili Köşk bir süre tek Türk müzesi olarak kullanıldı ve daha sonraki yıllarda Türk ve İslam eserleri müzesine çevrildi. 1953 yılında İstanbul’un fethinin 500. yıl dönümü münasebetiyle Çinili Köşk, Fatih Sultan Mehmed’e ait hatıralarla onun devrinin eserlerinin teşhir edildiği Fatih Müzesine dönüştürüldü fakat bu da uzun soluklu olmadı, 1967 yılında Türk Çini Sanatı Müzesi yapılmasına karar verildi. Çinili Köşk iki katlı taş bir yapı olarak inşa edildi. Yapımda beyaz köfeki taşı kullanılmış olmakla beraber yan ve arka cephe duvarlarında aralarda kırmızı tuğla dolgular da bulunur. Böylece dıştan binanın renkli bir görünüm kazanması sağlandı. Çinili Köşk’ün cephesinin ortasında çinilerle kaplı büyük bir eyvan içinde açılan bir kapı içeriye girişi sağlamakta, iki yanlarda daha ufak bir eyvana benzeyen fazla derin olmayan kemerli nişler yer almaktadır. Çinili Köşk’ün mimarisinin dışında onu değerli yapan diğer özelliği de dış cephesini, büyük eyvanın iç yüzeylerini ve içindeki odaların bir kısmını kaplayan çinileridir. Cephede ve büyük eyvanda mozaik tekniğinde yerleştirilmiş çiniler görüldüğü gibi büyük kemerin alt yüzünde firuze zemin içine beyaz çinilerle yine mozaik tekniğinde kufi yazı yazıldı. Yan eyvanlarda ve odalarda duvarlar belirli bir yüksekliğe kadar altıgen çinilerle kaplı olup bunların aralarına başka renklerde üçgen çinilerden çerçeveler yapıldı. Ayrıca bazı yerlerde, ortalarına altın yaldızla motifler damgalanmış firue çiniler de görülmektedir. Çinili Köşk, Türk sanatının İstanbul’da meydana getirdiği en önemli eserlerin başında gelir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Eyice, Semavi, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, 1993, cilt 8, sayfa: 337 – 341

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun