Çandarlı Ailesi

  • Önemi : Osmanlı Devleti'nin kuruluşu itibariyle yönetimde yer alan ve devletin gelişimde rol oynayan sülale

Orhangazi devrinden başlayarak Osmanlı hanedanı ile birlikte büyüyen ve devletin gelişmesinde rol oynayan Çandarlı ailesi, devletin çeşitli mercilerinde hizmette bulunmakla birlikte padişahlar üzerinde de etkin rol oynadı. Osmanlı Devleti’ne beş veziriazam kazandıran, devletin çeşitli kurumlarında iyi seviyede memurluk görevi yürüten bu aile olumlu ve olumsuz yönleriyle Osmanlı siyasetine direkt etki etmeyi başardı. Çeşitli kaynaklarda Cenderf, Cenderl, Çandarlu ve Cendereli gibi ifadelerle yer alsa da yaygın kazanmış olan okunuşu Çandarlı’dır. Ailenin nasıl ve nereden çıktığına dair çok net bilgiler mevcut olmamakla birlikte, ilk Osmanlı müelliflerinden Ahmedi’nin Kara Halil Hayreddin Paşa’yı "Cenderi" olarak belirtmesi, ailenin Karaman vilayetinin Sivrihisaz kazasına bağlı Çendere köyünden çıktığı ihtimalini ortaya koymakadır. Mevcut soyağacına göre bu ailenin mensupları çeşitli kollar halinde zamanımıza kadar gelmiş, son devirlerde içlerinden bazıları mutasarrıf olarak görev yapmış, bir kısmı ise İznik civarında ayanlık görevinde bulunmuştur.

Çandarlı Kara Halil Efendi, Şeyh Edebali ile bacanak olup, devletin önemli kuruluşundan ahi teşkilatına mensuptu. Bu durum da Çandarlı ailesinin daha o dönemde seçkin ve tanınmış kişilerle akrabalık kurduğu görülmektedir. Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa’dan sonra gelen oğulları ve torunlarından Ali Paşa, İbrahim Paşa, II. Halil Paşa ve II. İbrahim Paşa veziriazamlığa kadar yükselmiş devlet adamlarıdır. Devletin üst kademe görevlerinin yanında bu soydan gelen kişiler, farklı mevkilerde yer alarak memurluk görevlerini icra etmişlerdir.

 

beyaztarih.com'da yayınlanan makale, röportaj, özel dosyalar, ansiklopedi, resimlerle tarih ve sorularla tarih yayınlarının tüm yayın telifleri beyaztarih.com'a aittir. Yapılacak küçük alıntılar dışında hiçbir şekilde çoğaltılamaz.
Kaynakçalar

Münir Aktepe, Çandarlı, Diyanet İslam Ansiklopedisi, 1993, cilt.8, sf.209-211

 

DİĞER ANSİKLOPEDİLER
KELAM

Su nasıl suya benzerse, bir milletin geleceği de geçmişine öyle benzer.

İbn Haldun